| Gerçekten işe yarayacağını mı sanıyorsun? | Open Subtitles | سأحب ذلك هل تعتقد حقا ان هذا سيعمل |
| Bunun işe yarayacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | انا لا اعتقد ان هذا سيعمل بشكل صحيح. |
| Bu projeyle ilgili en ilginç şey ise Beau ve bizim Bunun işe yarayıp yaramayacağına dair hiçbir fikrimiz olmamasıydı. | TED | ما كان مثيرا حقاً في هذا المشروع هو أننا، وبو، لم تكن لديه أي فكرة عما إذا كان هذا سيعمل. |
| Bu işe yarar. | Open Subtitles | ، ألا تمانع إن فقط همسته إليك ؟ . هذا سيعمل |
| Biraz endişelendim, ve bu işe yarayacak mı yaramayacak mı bilmem gerekiyor. | Open Subtitles | أنا قلقة قليلاً و أريد أن اعرف إذا كان هذا سيعمل أم لا |
| Bu sefer işe yarayacağını sanmam. | Open Subtitles | حسناً لا أعتقد بأن. هذا سيعمل الأن. |
| - Bunun işe yarayacağını nereden biliyordun? | Open Subtitles | كيف تعلم اذا كان هذا سيعمل الخبرة |
| Reddit'tekiler Bunun işe yarayacağını söyledi. | Open Subtitles | كل من على شبكة ريدت قالوا ان هذا سيعمل |
| İşe yarayacağını nereden bildin? | Open Subtitles | كيف عرفت أن هذا سيعمل ؟ |
| - Bunun işe yarayacağını söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتك أن هذا سيعمل |
| Bunun işe yaracağından emin misin? | Open Subtitles | هل أنتِ متأكدة من أن هذا سيعمل حتى؟ |
| Bunun işe yarayacağından emin misin, Quagmire? Tabii ki. | Open Subtitles | هل أنت متأكد بأن هذا سيعمل كواغماير؟ |
| - James, Bu işe yarar. - İyi fikir. | Open Subtitles | هنا يا جيمس، هذا سيعمل هذه فكرة جيدة |
| - İşte. James, Bu işe yarar. - İyi fikir. | Open Subtitles | هنا يا جيمس، هذا سيعمل هذه فكرة جيدة |
| İşte gidiyoruz, dostum. Bu mükemmel bir şekilde işe yarayacak. | Open Subtitles | ها نحن ذا ياصديقي هذا سيعمل بإتقان |
| Şimdi, bakalım işe yarayacak mı? Pekala. | TED | الآن , دعنا نرى إن كان هذا سيعمل . |
| bu işe yarayacak olduğunu düşünüyorum Yani? | Open Subtitles | إذاً تظنين أن هذا سيعمل ؟ |
| bu işe yarayacak mı? | Open Subtitles | هل هذا سيعمل بسرعة أكبر؟ |