Öyle bir şey olmadı demiştim. Oldu ve değişmemi sağladı bu. Daiquiri'ye ne diyorsun? | Open Subtitles | إنني أقول لكِ دائماً أن هذا لم يحدث - لقد حدث وقد غيرني - |
Öyle bir şey olmadı, o yüzden aramayı bırak, orospu çocuğu! | Open Subtitles | هذا لم يحدث إطلاقاً, لذا, كف عن الإتصال ايها اللقيط! |
Bu hiç olmadı daha önce. Bu adam temiz. Benim başıma geldi ama. | Open Subtitles | هذا لم يحدث مسبقاً هذا الرجل نظيف |
Goa'uld'un varlığımızı hissedince geri çekileceğini bekliyorduk, ama öyle olmadı. | Open Subtitles | و قد توقعنا أن يتراجع الجواؤلد بمجرّد ظهورنا لكن هذا لم يحدث |
- hiç böyle olmamıştı . | Open Subtitles | لا أعلم, هذا لم يحدث لي حقاً من قبل |
Bu resmi bir haber değil. böyle bir şey olmadı. | Open Subtitles | ليست اخبار رسمية بعيدة عن حيز الاهتمام, هذا لم يحدث |
Daha önce Böyle bir şey hiç olmadı. | Open Subtitles | ـ هذا لم يحدث أبدًا من قبل |
Öyle bir şey olmadı, o yüzden aramayı bırak, orospu çocuğu! | Open Subtitles | هذا لم يحدث إطلاقاً, لذا, كف عن الإتصال ايها اللقيط! |
Mealen öyle söyledim sevgilim, tabii ki de Öyle bir şey olmadı. | Open Subtitles | المجازي، فاتنة، طبعا هذا لم يحدث. |
- Hayır çünkü Öyle bir şey olmadı. | Open Subtitles | - لا، لا أتذكر لأن هذا لم يحدث - لم يحدث ؟ |
Bu hiç olmadı. | Open Subtitles | حيث سأكون شخصاً أفضل لها. هذا لم يحدث بعد, لذا... |
Daha önce Bu hiç olmadı herhalde. | Open Subtitles | اعتبر ان هذا لم يحدث من قبل؟ |
Çünkü bu düşünceden kurtulurum sandım, basketbol beni iyileştirir sandım... ama öyle olmadı. | Open Subtitles | لاني اعتقدت اني سأنسى الامر اعتقدت ان كرة السلة ستصلح الامر ولكن هذا لم يحدث |
- Başlangıç olarak polis memurunu cinayete teşebbüsten. - öyle olmadı ama. | Open Subtitles | ـ لمحاولته قتل ضابطة من قسم الشرطة ـ هذا لم يحدث |
Şimdi ne yapacağımı bilemiyorum. Daha önce hiç böyle olmamıştı. | Open Subtitles | لا أدري ما العمل، هذا لم يحدث سابقاً |
böyle bir şey olmadı. Limuzin, kadın, üst kapak falan yoktu... | Open Subtitles | هذا لم يحدث, لا شيء من هذا لم يكن هناك ليمو أو إمرأة أو فتحة سقف |
Böyle bir şey hiç olmadı. | Open Subtitles | هذا لم يحدث أبدا |
Şu telefonu açmayacağım. Bu olay hiç yaşanmadı. | Open Subtitles | أنا لا أريد أن أذهب إلى هناك لألتقط الهاتف هذا لم يحدث أبداً |
Ama böyle olmadı. Aslında, hiçbiriniz bunu umursamadı, çünkü hamileyim. | Open Subtitles | لكن هذا لم يحدث في الحقيقة لم يكترث أي منكم |
- Hiçbir şey söylemeyeceksin. Bu asla olmadı. | Open Subtitles | لن تخبرها شيئا هذا لم يحدث أجل؟ |
Her şeyi 3 kez kontrol etmiş olmalıyım. Daha önce bu hiç başıma gelmemişti. | Open Subtitles | أنا أفحص الأدوات فى كل مرة هذا لم يحدث لى من قبل |
Ben gideyim ve bu hiç yaşanmamış gibi yapalım. | Open Subtitles | ماذا عن رحيلي والتظاهُر بأن هذا لم يحدث قط؟ |
- bunlar hiç olmamış gibi hayatıma devam edemem. | Open Subtitles | لا أستطيع المشي خلال الحياة وأدّعي أن هذا لم يحدث |
Umuyorum ki annemin küçük yardımcıları bunlar hiç yaşanmamış gibi hissetmemi sağlayacak. | Open Subtitles | آمل فقط أن مساعدي والدتي سيجعلونني أشعر كأنَ هذا لم يحدث ابداً |
Ama sanırım bu olmadı değil mi? | Open Subtitles | . ولكن اعتقد بأن هذا لم يحدث , اليس كذالك ؟ |