| Bu yarım saatte meydana gelenler, yüzünüzdeki sinekler ne kadar çok fazla. | Open Subtitles | الخروج في هذا نصف ساعة، الذباب على وجهك: كم عدد كثير جدا؟ |
| Bu bir hata, Bu yarım tedavi, tedavinin diğer yarısı ise detoks. | Open Subtitles | يمكن أن تسبب ضرر جديد. هذا خطأ، هذا نصف علاج النصف اﻵخر من العلاج هو بإزالة السموم. |
| Mamoste, Bu yarım dinar! Ayakkabı boyama bir dinar. | Open Subtitles | أيها البروفيسور , هذا نصف دينار نحن ننظف كل حذاء بدينار |
| Ama havalimanına gitmek için gerekenin tam yarısı bu. | TED | ولكن هذا نصف ما يحتاجان للوصول إلي المطار |
| Pekâlâ, eğer makineyi ben kurcaladıysam, eğer o kadar akıllıysam neden paranın yarısı bu taş kafanın almasına izin vereyim? | Open Subtitles | ... حسناً , إذا كنت قد تلاعبت باليانصيب , و إذا كنت ذكياً جداً هكذا لمَ سأعطي رأس المطرقة هذا نصف المال ؟ |
| Biz kuzey yarıküresindeyiz, değil mi? | Open Subtitles | هذا نصف الكرة الأرضي الشمالي، صحيح؟ |
| Biz kuzey yarıküresindeyiz, değil mi? | Open Subtitles | هذا نصف الكرة الأرضي الشمالي، صحيح؟ |
| Ama nereden geldiğini bilmek, kendini bilmenin yarısıdır. | Open Subtitles | ولكن معرفت من أين أنت هذا نصف معرفة من تكون |
| Eğlencenin yarısı da o. | Open Subtitles | هذا نصف المتعة. |
| Ne zaman oldu bu? Yarım saat önce efendim. | Open Subtitles | منذ متى حصل هذا نصف ساعة سيدي |
| Bu yarım galon. | Open Subtitles | هذا نصف جالون |
| - Hope, Bu yarım milyon dolar. | Open Subtitles | - هوب هذا نصف مليون دولار ! |
| Bu hafta işler kesattı. Elimdekilerin yarısı bu. | Open Subtitles | كان أسبوع بطيء هذا نصف ما حصلت علية |
| Prototip için harcadığımızın yarısı bu. | Open Subtitles | هذا نصف ما أنفقناه لتطوير النموذج |
| Peki, ben kimim yarısıdır. | Open Subtitles | حسناً ، هذا نصف ما أنا عليه |