| Bu bakışı çok sık kullanmıyorum, ama repertuvarımda var. | TED | لم أستعمل هذه النظرة كثيرا، لكني أحملها في ذخيرتي. |
| O bakışı üzerimde denemeyin. Bu bakışı ben bulmuştum. | Open Subtitles | لا تستخدموا هذه النظرة معي، أنا من اخترعها |
| Sakın böyle bakma. Bu bakışı bilirim, bela anlamına gelir. | Open Subtitles | أوه لا, لا تنظر إلى هذه النظرة انا اعلم هذه النظرة, انها تعني مشكلة |
| İnsanlar daha önce görmedikleri bir şey gördüklerinde daha farklı bakarlar. Sende O bakış yok. | Open Subtitles | عندما يرون شيئا لم يروه من قبل أنت لا تملكين هذه النظرة |
| Fakat Bu bakış sık sık tereddütlerle doludur ve karşı tarafa göz atmaktan kendimizi alamayız. | TED | لكن في كثير من الأحيان، هذه النظرة مليئة بترددنا، ولا يسعنا إلا أن نشيح بنظرنا بعيدًا. |
| Adam bakakaldı... ve ben Bu bakışı biliyorum. | Open Subtitles | انه لديه هذه النظرة وانا اعرف هذه النظرة |
| Siz moronlar, Bu bakışı göremiyor musunuz, yoksa bende mi bir kayıp var? | Open Subtitles | ألا تقرؤون هذه النظرة أيّها الحمقى؟ أم أنني نسيتُ كيف أقوم بها؟ |
| Bu bakışı biliyorum. Hiç de iyi işler peşinde değilsin. 'İyi' göreceli bir kavram. | Open Subtitles | انا أعلم ان هذه النظرة.تنبأ بشيء غير جيد, وجهه نظر.. |
| Bu bakışı biliyorum. Bu bakışı hatırlıyorum. | Open Subtitles | أنا أعرف هذه النظرة أنا أتذكر هذه النظرة |
| Eyvah . Bu bakışı biliyorum . Kötü bir sonuç mu? | Open Subtitles | أعرف هذه النظرة, نتيجة سيئة, أليس كذلك ؟ |
| Dünya'da Bu bakışı yorumlayacak sadece tek bir kişi var. | Open Subtitles | هناك شخص واحد على وجه الأرض .الذي بوسعه تفسير هذه النظرة |
| Bu bakışı affetmen 5 yıl sürdü. | Open Subtitles | وقد اخذت منك 5 سنوات لتغفر هذه النظرة |
| O bakış içimi gıcıklattı. | Open Subtitles | بعد هذه النظرة ...أنا أشعر بالإثارة الجنسية يبدو أنكِ المناسبة الآن أنا حائض هيا بنا |
| - O bakış. - Başkaları ne düşünürse düşünsün. | Open Subtitles | هذه النظرة من يهتم بماذا يفكر الناس ؟ |
| Onu yakaladığımızda yüzünde Bu bakış vardı. | Open Subtitles | كانت لديه هذه النظرة على وجهه عندما أمسكناه |
| İşte Bu bakış işte bu yüzden hiçbir şeyi takmıyorum. | Open Subtitles | هذه النظرة هي السبب بأنّي لا أستسلم للاكتراث |
| O bakışı şu an görmüyorum. | Open Subtitles | وهى كانت لديها هذه النظرة وقتها وهى ليست موجودة الان |
| O bakışı tanıyorum ve arkasından kendini neredeyse öldürtmene neden olacak şeyler gelir. | Open Subtitles | أعرف هذه النظرة وعادة يليها أن تتسببي بقتل نفسك |
| Bu bakışın altındaki ayrıntıları bilmek istediğimden emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكداً من التفاصيل وراء هذه النظرة |
| Bana öyle bakma. Böyle olaylar her zaman oluyor. | Open Subtitles | لا تعطيني هذه النظرة لأن هكذا أمر يحدث طوال الوقت |
| Ne zaman karşılaşsak,yüzünde o ifade vardı. | Open Subtitles | في كل مرّة نجتمع كانت تظهر هذه النظرة على وجهه |
| Her erkeğin düğünden önce o bakışa sahip olduğuna eminim. | Open Subtitles | أوقن أن هذه النظرة تعتلي محيا كل الرجال قبيل زفافهم. |
| Yüzünde en son bu ifade olduğunda Josh'un eski zulanı bulduğunu fark etmiştin. | Open Subtitles | في أخر مرة كان عندك هذه النظرة كانت عندما أيقنت بأن جوش قد وجذ كيسك القديم |
| Yüzündeki o ifadeyi önceden de görmüştüm. | Open Subtitles | أجل، رأيتُ هذه النظرة على محيّاها من قبل |
| Bu bakisi biliyorum. - Bilmiyorum, sadece bu hisseler, bu sirketler boktan sirketler gibi sanki. | Open Subtitles | أعرف هذه النظرة ما الأمر؟ |
| Dört yıldan sonra O bakışın tam olarak ne demek olduğunu bilirsin diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | لم أظن أنه بعد 4 سنين, ستعرفين ماذا كانت هذه "النظرة". |
| Bu yüz ifadesini bilirim ve içimden bir ses otursam iyi olacak diyor. | Open Subtitles | أنا أعرف هذه النظرة وشيء ما ينبؤني أنه يجدر بي الجلوس عند سماعي لما لديك |
| Evrenle ilgili bu görüş tarihte en uzun süre ayakta kalan görüşlerden biriydi. | Open Subtitles | هذه النظرة للكون كانت واحدة من أكثر المعتقدات رسوخاً على مدار تاريخ البشرية |