"هموم" - Traduction Arabe en Turc

    • Tasasız
        
    • gamsız
        
    • dertlerinden
        
    • yük
        
    • yükü
        
    • keder
        
    • omuzunda
        
    • kaygısız
        
    • sıkıcı kargaşaların
        
    Eşiniz çok Tasasız bir bayana benziyor. Evet, çok eğlencelidir. Open Subtitles زوجتك تبدو و كأنها سيده بلا هموم اوه أجل إنها أونصات من المرح
    Tasasız bahar günlerinde gel Open Subtitles فلتأت أيام الربيع بلا هموم
    Kyle, çapkın, gamsız biri ve James Wilson'la hiç ortak yönü yok. Open Subtitles كايل متمرد و بدون هموم و لا يتشارك بأي خصال مع جيمس ويلسون
    Rahatlamış. Dünya dertlerinden uzak. Open Subtitles رجل ، مسترخي ، بعيد عن هموم الحياة
    - Hiç itirafını dinlemedim, ama üzerinde bir yük varmış gibiydi. Open Subtitles لم أسمع أعترافه, ولكنه بدأ لي وكأنه يحمل هموم العالم
    Omuzlarında dünyanın yükü varmış gibi görünüyorsun. Open Subtitles لقد كنت تبدين وكأن هموم الدنيا على أكتافُكِ
    Şimdi çok mesudum, önümde keder yok. Open Subtitles " أنا سعيد الآن لا هموم في المساء "
    Kömür madeninin bütün yükleri eniştemin omuzunda. Open Subtitles يا إلهي ، لطالما كان شقيق زوجتي يحمل كل هموم منجم الفحم
    ve Emma'nın tebessümünü hatırlamadığı kaygısız bir anne. Open Subtitles وأم بلا هموم 'صاحبة الإبتسامة .التي لا تتذكرها إيما
    Özgürlük, barış ve tabii can sıkıcı kargaşaların yaşanmıyor olması da cabası! Open Subtitles في (بالمورال) الشعور بالحرية والسلام ينسيان المرء هموم العالم
    Çocuklar gibi Tasasız yaşıyoruz. Open Subtitles حياة بلا هموم , كالاطفال
    Tasasız yaşamak mı? Open Subtitles ! حياة بلا هموم
    Çok Tasasız. Open Subtitles سعيدة... من غير هموم
    Bak, senin için anlaması zor çünkü gamsız biri değilsin. Open Subtitles يصعب عليك أن تفهم لأنك لست شخصًا بلا هموم
    gamsız hayat. Open Subtitles نعيش بلا هموم
    Dünyanın dertlerinden uzak birlikte olduğumuz değerli saatler için yaşıyorduk. Open Subtitles "التي كان يمضيها مع الأخر بعيداً عن هموم العالم"
    Benim cemaatimde insanlar yaşlanıp yük olduklarını hissederlerse karların arasına dalıp kendilerini elementlere verirler. Open Subtitles أذا كان واحدُ من كبار السن شعر بأنه لدية هموم يأخذونة برحله في الثلوج
    Dünyanın yükü omuzlarındaymış gibi duruyorsun. Open Subtitles تبدو وكأنك تحمل هموم العالم على كتفيك
    Şimdi çok mesudum, önümde keder yok. Open Subtitles " أنا سعيد الآن لا هموم في الليل "
    Sinirli bir adamla karşılaşmak üzeresin, Bay William Connor, ki bu adam, omuzunda, milli borçlar değerinde bir taş taşıyor. Open Subtitles أنت على وشك لقاء رجل غاضب، السيد (ويليام كونور)، الذي يحمل على عاتقه هموم الواجب الوطني.
    Vahşi ve kaygısız bir hayat yaşıyorduk ve bir dakika bile çocuğumuz olmadığı için pişman olmuyorduk. Open Subtitles إذا.. نحن نعيش حياة مليئة بالغامرات وبلا هموم ولا أندم ولو لدقيقة على الأولاد الذين لم ننجبهم أبدا
    Özgürlük, barış ve tabii can sıkıcı kargaşaların yaşanmıyor olması da cabası! Open Subtitles في (بالمورال) الشعور بالحرية والسلام ينسيان المرء هموم العالم

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus