| Ancak burada çok daha heyecan verici bir şey var, özellikle benim için. | TED | لكن هناك أمرًا محمسًا أكثر يتعلق بهذا النظام، خاصةً بالنسبة إلي. |
| Hala aramızda bir şey olduğunu düşünmesine inanamıyorum. | Open Subtitles | مازلت لا أصدق أنها ظنت بأن هناك أمرًا يجري بيننا. |
| Bir gün içinde bile olabilir... ama başka bir şey var. | Open Subtitles | قد يموت في أيّ لحظة لكنّ هناك أمرًا آخر |
| Eğer Charles'a anlatmak istediğim bir şey olsaydı ona zaten anlatırdım. | Open Subtitles | (إن كان هناك أمرًا أريد قوله لـ (تشارلز لكنتُ أخبرته به |
| Hepimizin bir arada toplanmasında tehlikeli bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك أمرًا خطرًا في جمعِ شعبنا |
| Bence isteyebileceğin başka bir şey olmalı. | Open Subtitles | أظن أن هناك أمرًا آخر ترغبين به. |
| Keşke söyleyeceğim bir şey olsa. | Open Subtitles | آمل لو كان هناك أمرًا ما |
| Ama sana bir şey söylemem lazım. | Open Subtitles | لكن هناك أمرًا علي إخبارك به. |
| Ama onun hakkında söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لكن هناك أمرًا علي إخبارك به. |
| Beyler, yapmam gereken bir şey var. | Open Subtitles | يا رفاق, هناك أمرًا علي فعله. |
| Eren, anlamadığın bir şey olursa, üstesinden gel. | Open Subtitles | إيرين )، لو أنّ هناك أمرًا ) ،لا تفهمُه تعلّم أن تفهمه |
| Onda bir şey var. | Open Subtitles | هناك أمرًا بشأنه. |
| Onun için her zaman bir şey bulunur. | Open Subtitles | دائمًا سكون هناك أمرًا معها |
| Hep bir şey vardır zaten. | Open Subtitles | دائمًا ما يكون هناك أمرًا |
| Lütfen Louise, yapabileceğin bir şey olmalı. Tamam. | Open Subtitles | يا إلهي، (لويس)، لابد أن هناك أمرًا تستطيعين عمله. |
| Pameron'la aranızda tuhaf bir şey döndüğünü söylemekle ayıp ettim. | Open Subtitles | اسمع، كان خطأً مني قول أن هناك أمرًا غريبًا يجري بينك وبين (بامرون). |
| Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | هناك أمرًا عليّ أن أخبرك به |
| Ama eksik bir şey vardı. | Open Subtitles | لكن كان هناك أمرًا ناقصًا |