| Sizin gibi olmayan insanlar var. Artık düşman gözüyle baktığınız insanlar. | TED | هناك بشر ليسو مثلك. بشر تسميهم الآن بالأعداء، |
| Ona yardım edebilecek güçlere sahip insanlar var. | Open Subtitles | و هنا الشيء الجيد , هناك بشر لديهم قوى يمكن أن يساعدوها |
| Sana yardım edebilecek güçlere sahip insanlar var ama kim olduklarını bilmiyorlar mı? "Evet" diyor! | Open Subtitles | هل هناك بشر لديهم قوى يمكنهم أن يساعدوك و لا تعرفين من هم |
| Ona yardım edebilecek güçlere sahip insanlar var. | Open Subtitles | وهنا يأتى الأمر المفيد هناك بشر بجعبتهم قوى تستطيع مساعدتها |
| Buna saygı duyarım ama o gemide seçeneği olmayan insanlar var ve onlara karşı da bir yükümlülüğün var, Teğmen. | Open Subtitles | يمكننى أن أحترم هذا ولكن يوجد هناك بشر عائدة الى السفينة ليس لديهم خيار |
| Demek ki Decepticonlar için çalışan insanlar var. | Open Subtitles | إذاً هناك بشر يخدمون الديسيبتكونز |
| Burada oturan insanlar var gibi. | Open Subtitles | أعني يبدو أن هناك بشر يعيشون هنا |
| Kiminle olacak? Orada bizi izleyen insanlar var. | Open Subtitles | هناك بشر بالخارج يشاهدوننا |
| Bize zarar vermek isteyen insanlar var. | Open Subtitles | هناك بشر ينوون إيذاءنا |