| Bir dakika. Bu tarafta mermi delikleri var ama bu tarafta yok. | Open Subtitles | إنتظر، هناك ثقوب رصاصات على هذا الجانب وليس على الجانب الآخر. |
| Şu duvarın üst kısmında kurşun delikleri var... | Open Subtitles | هناك ثقوب طلقات رصاص في الجزء الأعلي من الجدار، |
| Yerlerde kan vardı. Duvarlarda mermi delikleri var. | Open Subtitles | لقد كان هناك آثار للدماء على هذه الأرض وكان هناك ثقوب لعيارات نارية على الجدران |
| Göz çukuru kemiklerinde temel kemiğinde, gözlerinin olduğu yerde küçük delikler var. | Open Subtitles | حسناً، العظمة المحجرية خلف الموضع حيث كانت مقلتا عينيه هناك ثقوب دقيقة، هناك شيء طويل وحاد اخترق مخه |
| Fakat ayakkabılarında delikler var, yemek almaya paraları yok. | Open Subtitles | ولكن هناك ثقوب في أحذيتهم, وهم لا يملكون المال للطعام |
| Muhtemelen farkedemeyeceğin küçücük,minicik delikleri var. | Open Subtitles | أعني هناك ثقوب صغيرة ربما لا تلاحظها |
| Her yerde delikler var. Her yer pas içinde. | Open Subtitles | هناك ثقوب في كل مكان وكل المكان مصدأ |