| Kongrede, güneye karşı nefret ve kin besleyen adamlar var. | Open Subtitles | هناك رجال في الكونغرس تُكن مشاعر الكراهية والانتقام نحو الجنوب |
| Aşağı katta bazı adamlar var... | Open Subtitles | هناك رجال في الطابق السفلي لدينا كل الاسباب للأعتقاد |
| Eyaletin kendilerine yaşattığı tüm zorlukları atlatan adamlar var. | Open Subtitles | هناك رجال يمكنهم اجتياز كل الصعوبات التى تواجههم بها الدولة |
| Dışarıda birileri var! Eve girmeye çalışıyorlar! | Open Subtitles | هناك رجال بالخارج , إنهم يحاولون أن يدخلوا للمنزل بالقوة |
| Diğer insanların karılarını Öldüren vicdansız insanlar var . | Open Subtitles | هناك رجال لا تتورع عن قتل زوجات الناس الآخرين |
| Bu binada, bu teklifimi duyduklarında beni öldürmek isteyecek birçok adam var. | Open Subtitles | هناك رجال في هذه البناية الذي يقتلني إذا عرفوا... بإنّني معروض أنت. |
| Dışarıda öldürmek zorunda kalabileceğim adamlar var. | Open Subtitles | هناك رجال في الخارج ربما عليّ قتلهم ماتي |
| Sokaklarda silahlı adamlar var. Politik baskı. | Open Subtitles | هناك رجال فى الشوارع بالأسلحة إضطهاد سياسي |
| Sokaklarda silahlı adamlar var. Politik baskı. - Evet. | Open Subtitles | هناك رجال فى الشوارع بالأسلحة إضطهاد سياسي |
| Michael, evin dışında silahlı adamlar var! | Open Subtitles | مايكل، هناك رجال خارج المنزل ومعهم أسلحة |
| Ama sokaklarda da ehliyetsiz araba kullanan adamlar var. | Open Subtitles | لكن هناك رجال يقودون السيارات في الشارع من دون رخصة قيادة |
| Burada silahlı adamlar var, sanırım uyuşturucu satıyorlar. | Open Subtitles | هناك رجال هنا ومعهم أسلحة. أظن بأنهم تجار مخدرات |
| Bak ahbap, dışarıda sakinleştirici silahla beni hayvan gibi avlayıp istemediğim bir yere götürmek isteyen adamlar var. | Open Subtitles | اسمع يا صاح، هناك رجال يحملون أسلحة مخدرة يحاولون اصطيادي كحيوان ويريدون اصطحابي إلى مكان ما رغماً عني |
| Memur bey, burada birileri var. Bize zarar verecekler. | Open Subtitles | أيها الضابط , هناك رجال يريدون إلحاق الأذى بنا |
| Evet ama dışarıdaki her piç kurusu için senin gibi insanlar var. | Open Subtitles | -أجل، لكن بالنسبة لكل وغد بالخارج ، هناك رجال مثلك وأنت أيضاً. |
| dışarıda bir sürü adam var... | Open Subtitles | لان هناك رجال الطف منى بكثير, وانا لن اهتم |
| Yüzyıllar boyunca ortaya çıkan bazı adamlar, yepyeni yollara doğru ilk adımları atmışlar, bunu yaparken de vizyonlarından başka silaha sahip olmamışlardır. | Open Subtitles | خلال القرون الماضية، كان هناك رجال قاموا بالخطوة الأةلى فى الطرق الجديدة ليسو مسلحين بشئ فقط برؤيتهم الخاصة |
| Silahlı bir adam evi işgal etmeye çalışıyor söyleyin. | Open Subtitles | أخبريهم بأن هناك رجال مسلحين في المنزل, أتفقنا ؟ |
| Para kabul eden polisler olduğuna inanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أصدق أن هناك رجال شرطة تأخذ المال |
| Yine de, Hastings, karşısında onu hak edecek kadar seven bir erkek yok. | Open Subtitles | آٌْوعلاوة على ذلك ياهيستنجز,هناك رجال لايستحقون هذا الحب من هذه السيدة |
| Evde silahlı herifler var, ve korkarım bizi öldürecekler. | Open Subtitles | هناك رجال في المنزل بأسلحه وإننى خائف بأنهم سيقتولنا |
| Her gün hayatlarını tehlikeye atan kadınlar ve erkekler var. | Open Subtitles | هناك رجال ونساء يضعون أنفسهم على طريق الأذية كل يوم |
| İslam'ın barış dolu olduğunu gösteren din adamları var. | TED | يوجد هناك رجال دين ممن يشاركون التفسيرات السلمية للإسلام. |
| Söylentilere göre de, kirli iç çamaşırı koklayan adamlar varmış. | Open Subtitles | وتقول الإشاعات ان هناك رجال بالخارج يحبون شم الملابس الداخليه القذره |