| diyor. Sebep şu ki işitme merkezinden duygu merkezine giden farklı bir yol var ve bu yol kazada kopmamış. | TED | حسنا؟ السبب أن هناك مسار مختلف يذهب من مراكز السمع في المخ إلى مراكز العواطف، وهذا لم يقطع خلال الحادث. |
| Nehre inen bir yol var. Orada yaşayan ormancılar var. | Open Subtitles | هناك مسار يصل للنهار ثمة بعض الأشخاص البريين يعيشون هناك |
| Şehrin etrafında bütün bu yedi köprüyü bir kerede geçen bir yol var mıydı? | Open Subtitles | هل هناك مسار حول المدينة يقطع الجسور السبع جميعها لمرةً واحدة فقط ؟ |
| Ormanın ötesinde ana yola giden bir yol var. | Open Subtitles | هناك مسار من خلال الغابة, عند الطريق الرئيسي |
| Eski bir patika var! - Bizim bıraktığımız izleritakip et! | Open Subtitles | هناك مسار قديم اتبع العلامات التي وضعناها فحسب |
| Hadi gidelim. Irmak yanında bir patika var. | Open Subtitles | دعنا نذهب، هناك مسار على النهر |
| Solda bir yol var. Oraya girin. | Open Subtitles | هناك مسار على اليسار لتسلكوا ذلك المسار |
| Hala evlerimizin arasında geçen açık bir yol var. | Open Subtitles | لا زال هناك مسار واضح بين منزلينا |
| Sadece bir yol var Beth. | Open Subtitles | ولاكن هناك مسار واحد, بيث |
| Bu taraftan bir yol var. | Open Subtitles | هناك مسار بهذا الطريق |
| Sanırım göle çıkan bir patika var. | Open Subtitles | أعتقد بأن هناك مسار عبر البحيرة |
| Solda yamacı sarmalayan bir patika var. | Open Subtitles | هناك مسار إلى اليسار أن العناق الهاوية. |