| Konsantrasyon. Anlıyorum. Sizin gibi başarılı tiplerin sırrı bu olsa gerek. | Open Subtitles | إنه التركيز، أظن أن هذا هو سر النجاح المبهر لشخص مثلك |
| Bir şeyler değişti çünkü şimdi depresyonun herkesin sahip olduğu bir aile sırrı olduğunu biliyorum. | TED | إن الأمور مختلفة لأنني أعلم الآن أن الاكتئاب هو سر العائلة الذي يخفيه الجميع. |
| Size söylemem gereken şey bir sır ve gerçekten önemli. | Open Subtitles | الذي أردت قوله لك، هو سر في غاية من الأهمية |
| Birçok yönden çok yoğun ve karışık olsa da genel okuyucu kitlesinde coşku yaratmıştır ve onu kayda değer kılan da budur. | Open Subtitles | فهي غزيرة للغاية عبر طرق عديدة، ومعقدة للغاية لكنها امتلكت دائما ذلك النبض المتدفق بالحياة ما بين القراء العاديين وهذا هو سر الروعة الذي تتميز به |
| Taleplerimize ulaşmak için korku salmak, başarının sırrıdır. | Open Subtitles | من أجل الحصول على المطالب التي وضعناها توصيل الخوف بوضوح هو سر النجاح |
| Sonra farkettim ki... bu herşeyin sırrıydı. | Open Subtitles | و ادركت بطريقة او بأخري أن هذا هو سر كل شئ |
| Başarımızın sırrı gerçekten budur, biz çok eğleniyoruz. | TED | فهذا هو سر نجاحنا .. فنحن نستمتع كثيراً |
| Dar kotun sırrı bu - aklınızın değil arkanızın durumu önemli. | Open Subtitles | وهذا هو سر بنطال الجينز الضيق. وليس ذلك بكثير على الدولة من وراء بأنها حالة من العقل. |
| Biliyorsun, iyi bir dolmanın sırrı, çok sulu olmamasıdır. | Open Subtitles | أتعلمين ما هو سر الحشو الجيد عدم جعله رطبا جدا |
| Evet anneciğim, galiba hayatın sırrı da bu. | Open Subtitles | نعم، الأم، أنا أعتقد أن هذا هو سر في الحياة. |
| Bu kadar güçlü bir çıkışın sırrı nedir peki? | Open Subtitles | وأثار الاقتصاد المحلي. ما هو سر ل الخروج من بوابة قوية جدا؟ |
| İşte poliglotların bütün sırrı bu. | TED | إذًا هذا هو سر متعددي اللغات. |
| Stan Wood sana sözünü etmemeyi tercih ettiğimiz bir sır. | Open Subtitles | ستان وود هو سر ظننا انه من الافضل ان لا نخبرك |
| En sevdiğimiz şeyin bir sır olması ve çok nadir yapmamız tuhaf değil mi? | Open Subtitles | أليس هو أمر غريب بأن الشيء المفضل لدينا هو سر ونحن نادراً مانفعله |
| Yani bir şeyin beni ne kadar hasta edeceği ve çevreyi ne kadar kirlettiği şirketlere göre bir sır. | Open Subtitles | إذاً، كم يجعلني شيء ما مريض و كم يسيء بتلويث البيئة هو سر خاص بالشركة. |
| Otobiyografileri sattıran da budur. | Open Subtitles | وهذا هو سر نجاح كتب السيرة الذاتية. |
| Hayatın sırrı da budur. | TED | هذا هو سر الحياة. |
| Magic Pan'i sihirli yapan da budur. | Open Subtitles | ذلك هو سر السحر في ماجيك بان. |
| Adaptasyon, bizim okyanustan faydalanmak için yeni yollar bulabilme yeteneğimizin sırrıdır. | Open Subtitles | التطبُّع هو سر نجاحنا في إكتشاف طرق جديدة لاستثمار المُحيط. |
| Sezgisel doğaçlama dehanın sırrıdır. | Open Subtitles | الإرتجال الحدسي هو سر العبقرية |
| - Seks Amerika'nın küçük sırrıdır. | Open Subtitles | إن الجنس هو سر أمريكا القذر الصغير |
| Belki de, hiçbirşey ümit etmemek veya küçük şeyler ümit etmek mutluluğun sırrıydı. | Open Subtitles | ربما هذا هو سر السعادة أن لا تنتظر شيئاً أو أن تنتظر القليل فقط |