| Belli ki buz kütlelerinden örnek toplamaya karşı da ilginiz var. | Open Subtitles | و على ما هو واضح , أنت على دراية . بالحفر |
| Belli ki Üçüncü Dünya Savaşı için dinozor askerler geliştiriyorum. | Open Subtitles | أنا أُجهز جنود ديناصورات للحرب العالمية الثالثة، كما هو واضح. |
| Açıkçası yolun başındayız, çünkü hâlâ gitmemiz gereken bir yol var. | TED | رغم ذلك، لقد كنا في البداية فقط كما هو واضح لأنه لا تزال هناك مسافة علينا أن نقطعها. |
| Bazen acı verici kadar Bariz olsa da, sahip olamayacağın bir şeyi istemenin anlamını bilirim. | Open Subtitles | كما هو واضح,احيانا تحتاجين شخص ولا يمكنك أن تأخذيه |
| Sanırım, bazı ihtiyaçlarımıza bakınca bu açık. | TED | أعتقد أن هذا هو واضح جدا من حيث بعض الاحتياجات. |
| Geri dönüş için bir araç gerekecek malum. Bir taksi çağırır mısın? | Open Subtitles | كما هو واضح أحتاج سيارة لتوصلني، هل يمكنك أن تستدعي لي سيارة أجرة؟ |
| İşin boyutu bu. Kırmızı çizgi tabii ki kutba yolun yarısı. | TED | هذا هو المقياس. الخط الأحمر كما هو واضح هو نصف الطريق إلى القطب. |
| Arkadaş olabileceğimizi sandım ama Görünen o ki yapamıyorsun. | Open Subtitles | اعتقدت انه يمكننا أن نكون أصدقاء ولكن لا يمكن هذا كما هو واضح |
| Elimden gelenin en iyisini yaptım fakat Belli ki Maggie'nin yarışı bitti. | Open Subtitles | لقد فعلت ما بوسعي لكن مثل ما هو واضح حملة ماغي انتهت. |
| Belli ki, emirler için uygun bir tatil yeri değilmiş. | Open Subtitles | ليست وجهة ذات أولوية لقضاء الأمراء إجازتهم، كما هو واضح |
| Belli ki bu çakıcı aygıt... çakması gereken belli bir dereceye geldi ve çakmayı ret ediyor. | Open Subtitles | هو واضح بأن هذه البوب خارج قداحة وصل هذا البوب المعينة خارج درجة حرارة ويرفض الخروج. |
| Pek tercihim değil Açıkçası. Neden böyle dedim bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أفضل ذلك، كما هو واضح لا أعلم ماذا أقول |
| Aslında bu ben iken, Açıkçası. | Open Subtitles | مع أنني الذكي هنا في الحقيقة، كما هو واضح |
| İsmini duymuştum Açıkçası. Haberlerdeydi. | Open Subtitles | لقد سمعتُ بالإسم، كما هو واضح فقد تمّ بثه بالأنباء |
| Neden bu kadar Bariz bir şeyi inkar ediyorsun? - Çok açık. | Open Subtitles | حسنا , بريت ليس في الجوار , لذا لماذا تنكرين ما هو واضح ؟ |
| Ne kadar istesem de bu kadar Bariz bir şeyi görmezden gelemeyiz. | Open Subtitles | بالرغممنأنياود تصديقهذا, لكننا لا يمكننا تجاهل ما هو واضح |
| Bu çocukları neyin öldürdüğü bence gayet açık. | Open Subtitles | أعني، هو واضح جدا لي الذي قتل هؤلاء الأطفال. |
| Önce malum şeylerden söz edelim. | Open Subtitles | إذا ً.. دعنا لا نتكلم عن ما هو واضح |
| Senin için değil tabii. Sen mahzene hapsedileceksin. | Open Subtitles | ليس بالنسبة لك كما هو واضح , أنت ستكون مثبتاً بالقفل في السرداب |
| Kardeşime onlardan uzak durmasını söyledim ama Görünen o ki, onun başka planları varmış. | Open Subtitles | ،لقد طلبت من أخي أن يبتعد عنهم ولكن كما هو واضح فقد كان لديه خطط أخرى |
| Zaten ortada olan bir şeyi belirttiğim için kusuruma bakma ama kitabının yayımlanması bir yazarın amacı değil midir? | Open Subtitles | اعذرني على التصريح بما هو واضح ولكن ألايعد النشر من أهداف الكاتب؟ |
| Görünüşe göre Epstein'ın testi ve konusu başarıya ulaştı. | TED | وكما هو واضح فإن إبستين تفوقت في الاختبار، ومن ثم المقالة. |
| Çünkü ben ve diğer insanlar için çok belli olan şey... senin çektiğin acının o saf boyutu. | Open Subtitles | لأن ما هو واضح لي و للناس الآخرين الحجم الكبير لمعاناتك |