| Bu zavallı kadıncağız belli ki kendiliğinden indüklenen histeri geçiriyor. | Open Subtitles | تلك المرأة المسكينة هي بوضوح تحت حالة هيستيريا ذاتية |
| Demek istediğim teşhisinize göre, histeri uykusuzluktan diş ağrısına kadar her şeyi kapsıyor. | Open Subtitles | وجهة نظري هيَ بناءً على تشخيصك! هيستيريا تغطي كافة الأعراض |
| histeri yada tarih. | Open Subtitles | هيستيريا أو تاريخ |
| Biliyorum, isteri krizine giren herkes "ben isterik değilim der"... ama gerçekten değilim. | Open Subtitles | أعرف أن أول ما يقول من يصاب بالهيستريا هو أنه ليس بحالة هيستيريا |
| Biliyorum, isteri krizine giren herkes "ben isterik değilim der"... ama gerçekten değilim. | Open Subtitles | اعرف انك ستقول انه شيئ هستيري ولكن انا لست في حاله هيستيريا |
| Görgü tanıkları onun histerik davrandığını Latince konuştuğunu ve kendi kolunu kırdığını söylediler. | Open Subtitles | شهود العيان أكدوا أنها كانت فى حالة هيستيريا وكسرت ذراعها |
| Sonrasında, histerik ve gergindim. | Open Subtitles | لقد كنت بعد ذلك فى هيستيريا |
| Buna histeri dediler. | Open Subtitles | هيستيريا أطلقوا عليها |
| histeri. Panik. | Open Subtitles | هيستيريا. |
| Aslında isteri krizine girer! | Open Subtitles | في الحقيقة انتبابتها هيستيريا! |
| Söylediğinde kim histerik davranabilir? | Open Subtitles | من سيصبح في حالة هيستيريا إذا قلت له (لها)؟ |