| Jesus, oralarda bir yerdeysen bana bir işaret gönderebilir misin? | Open Subtitles | (هيسوس)، إذا كنت قريبا منى، هل بإمكانك أن تعطينى علامة؟ |
| Jesus, sende keskin bir bıçak kapsan ve salata için kullanabileceğimiz sebzeleri doğrasan? | Open Subtitles | و(هيسوس) ما رأيك أن تأخذ سكيناً حادة وتبدأ بتقطيع الخضراوات لنستطيع استخدامها كسلطة؟ |
| Jesus'u aradığımda, ona Nick'in peşimde olduğunu söyledim ama değildi. | Open Subtitles | حين أتصلت بـ(هيسوس) وقلت أن (نيك) يطاردني, لم يكن موجوداً |
| Her şey Arcangel de Jesus Montoya tarafından yönetiliyor. | Open Subtitles | إنها بلد يستطيع (هيسوس) الوصول فيها إليك |
| Bence Jamal ve Jesus adında iki adamla duş alıyor olacaksın. | Open Subtitles | بل هي أشبه بأن تأخذ حماماً كع رجلين اسمهما (جمال) و (هيسوس) إذا كنت تفهم ما أقصد |
| Jesus ölmüşken onu da kaybetmek istemedim. | Open Subtitles | لقد مات (هيسوس)، ولم أرد أن أفقدها هي الأخري |
| Jesus, oralarda bir yerdeysen bana bir işaret gönderebilir misin? | Open Subtitles | هيسوس)، إذا كنت قريبا منى، هل بإمكانك إعطائى علامة؟ |
| Ya da Jesus yatılı okulundan hoşlanmazsa? | Open Subtitles | وماذا لو لم يحب (هيسوس) المدرسة الداخلية؟ |
| Jesus'un yerine getirmedik onu ve başka bir çocuk daha almıyoruz, tamam mı? | Open Subtitles | لن نقوم باستبدال (هيسوس) ولن نقوم بتبني طفل آخر, موافقة؟ |
| Asıl sen böyle yapma, Jesus. | Open Subtitles | بحقك أنت، هيسوس |
| Mariana ve Jesus bu yıl ikisi de uzaklaştırıldı ve Jude da yeterlilik sınavını zorla geçti. | Open Subtitles | تم إيقــاف كلّا من (مـاريانـا) و (هيسوس) هذا العام و (جود) بالكــاد اجتاز امتحان الكفاءة |
| Suratını görmeliydin Jesus. Çok komikti. | Open Subtitles | كان عليك رؤية وجهك (هيسوس) لا يقدر بثمن تمــاما |
| Sen, ben, Lexi, Jesus. Dört kişi. Takılırız. | Open Subtitles | أنت ، أنا ، (ليكسي) ، (هيسوس) أربعة أشخاص يترافقون و حسب |
| Ve Jesus'un sırası gelince yukarı kaldıracağız. Tamam mı? | Open Subtitles | حين يحين دور (هيسوس) سنرفعهم جميعــا ، إتفقنا ؟ |
| Evet tabii. Jesus birazdan gelir. Seni aramasına sevindim. | Open Subtitles | أجل بالتأكيد (هيسوس) سيكون هنـا قريبـا ، أنـا سعيدة أنـه اتصـل بك |
| Jesus'u ve kardeşim, bakire Mariana'yı tanırsın. | Open Subtitles | أنت تعرف (هيسوس) وأختي, (ماريانا) العذراء |
| Jesus takım yemeğini kaçırsın diye yeni öğrenmiş gibi yaptın. | Open Subtitles | جعلت الأمـر و كأنكِ علمت للتو كي يُفوّت (هيسوس) عشـاء الفريق |
| Mat ve Jesus için Hayley ile yemek yapayacağız. | Open Subtitles | سنقوم أنا و(هايلي) بصنع (العشاء لـ(مات) و(هيسوس |
| - Saygılı ve dürüst olduğundan emin olmak istiyorum Jesus. | Open Subtitles | أريد فقط التأكد بأنك محترم يا (هيسوس), وصادق |
| Jesus takım yemeğini kaçırsın diye yeni öğrenmiş numarası yaptın. | Open Subtitles | لقد جعلت الأمر يبدو وكأنك علمت بالأمر للتو ليفوت هيسوس) عشاء الفريق) |
| Jesusito'nun çuvalla yeteneği vardı ama sen nereden bileceksin ki? | Open Subtitles | لقد تلقى حفيدك (هيسوس) كومة كبيرة من الهدايا. ولكن لم تكن لتدرك ذلك، أليس كذلك؟ |