| Okulda normalde perşembeleri pasta servisi yapıldığını biliyorum. Bugünün cuma olduğunun da farkındayım. | Open Subtitles | الآن، أعرف بأن المدرسة لا تقدم الكعك إلا أيام الثلاثاء وأدري بأن اليوم هو الجمعة.. |
| Seni tanıştığımız andan beri seviyorum. Bunun değişmeyeceğini biliyorum. | Open Subtitles | حسنًا، لقد أحببتكِ منذ ألتقينا، وأدري أن هذا لن يتغير قط |
| Yardım etmek istediğini biliyorum ve kardeşini özlediğini de biliyorum. | Open Subtitles | أعرف أنك ترغب في المساعدة وأدري بأنك تفتقد أختك.. |
| Bana yardım edebileceğini de biliyorum. Ancak sen yardım edebilirsin, tamam mı? | Open Subtitles | وأدري أن بوسعك مساعدتي، فأنت الطبيب المنشود، حسنًا؟ |
| - Seni seviyorum - Hayır, sarhoşsun. Senin beni sevdiğini söylediğini de hatırlıyorum. | Open Subtitles | وأدري بأنه كان هناك بعض الأمور التي توحي بأنكِ تحبيني أيضًا.. |
| Düsmanlarimizin da, bizden nefret ettikleri kadar birbirlerinden de ettigini biliyorum. | Open Subtitles | وأدري أن أعدائنا يكرهون بعضهم البعض بمقدار كراهيتهم لنا |
| Halkımı önemsiyorum ve ölümlerini hafife alacak değilim. Senin de almadığını biliyorum. | Open Subtitles | أنا أهتم بشأن قومي ولا أستهين بأمر قتلهم وأدري أنك مثلي في هذا |
| Evet, gerekiyor. Çünkü ne kadar derine düşebileceğini ve geri tırmanmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أجل، لأنّي أعلم إلى أيّ غورٍ قد تسقطين وأدري جيّدًا صعوبة التسلّق للخروج منه |
| Ben de bir anneyim. Evo'ların bu dünyaya getirdiği acıları biliyorum. | Open Subtitles | إني أم أيضًا، وأدري بمدى الالم الذي ألحقه المتطّورين بالعالم |
| Üzgün olduğunu biliyorum, her şeyi tekrar yoluna koymanın senin ellerinde olduğunu duymanın seni sevindireceğini de biliyorum. | Open Subtitles | أدري أنّك آسف وأدري أنّك ستسعد كثيرًا بمعرفة أنّ بمقدورك تصحيح الأمور مجددًا. |
| Christopher bu teknolojiyi çalacak ve nasıl yapacağını biliyorum. | Open Subtitles | كريستوفر سيقوم بسرقتها وأدري كيف سيقوم ذلك |
| biliyorum ki bu sadece bir rüyaydı. biliyorum ki bir anal sondam yok. | Open Subtitles | - أدري إنه مجرد حلم وأدري إن ما صار لي عملية بواسير |
| Meleklerin nasıl işlediğini biliyorum. | Open Subtitles | وأدري بما يعيق الكائنات السامية |
| biliyorum berbat bir zaman bunun için ve büyük ihtimalle şöyle düşünüyorsun- | Open Subtitles | وأدري أن توقيتي ليس مناسبًا، وحتمًا تظن... |
| Ve biliyorum ki uzaylıların kontrolü altında değilim. | Open Subtitles | - وأدري أني ماني تحت تحكم الفضائيين |
| Onunla dün buluştuğunu biliyorum. Piper Shaw oradaymış. | Open Subtitles | وأدري أنك التقيتَه البارحة، فـ (بايبر شو) كانت هناك. |
| Ayrıca bir Evo olmadığını da biliyorum. | Open Subtitles | وأدري بأنك.. لست متطّورًا |
| Ve Efendi Bruce'un sizinle baş başa konuşmak istediğini biliyorum. | Open Subtitles | وأدري بأن السيد (بروس) يود محادثتك لوحده |
| Ben de bir yakınımı kaybetmiştim. | Open Subtitles | لقد فقدت شخصًا انا الأخر، وأدري كم يكون هذا مدمرًا |