| Sorular sorarım, yumruk atarım, ne var ne yok öğrenirim. | Open Subtitles | أسأل أسئلة , وأرمي بالصفعات وأكتشف ما الذي يحدث |
| Seni boğarım, balkondan aşağı atarım... seni küçük pis hergele. | Open Subtitles | سأخنقك وأرمي بك من الشرفة أيها الوغد كريه الرائحة |
| Bunu alıp hangi çöp kutusuna istersem oraya atarım. | Open Subtitles | إنني ألتقط وأرمي أي قمامة أجدها في طريقي |
| O yaşlı keçiyi pataklayıp havuza atacağım. | Open Subtitles | خشيته؟ سأسحق ذلك الكهل وأرمي به في المسبح |
| Bundan sonra kazanırsan, ben pay alacağım, ve bu sefer zarları ben atacağım. | Open Subtitles | المرة القادمة التي تربح فيها سآخذ حصة وأرمي النرد اللعين |
| Ya buradan canlı çıkarsın ya da seni ben çıkarıp arta kalanlarını göle atarım. | Open Subtitles | بإمكانكِ أن تخرجي من هنا على قيد الحياة أو أخرجكِ أنا وأرمي ما سيتبقّى منكِ في البحيرة |
| Tuzak kokusu olursam yahut da taleplerim karşılanmazsa seni öldürüp cesedini körfeze atacağım. | Open Subtitles | لو شعرت بوجود فخ أو لم تلبى طلباتي، سوف أقتلك وأرمي جثتك في الخليج. |
| Topu bana attığınızda koşacağım ve atacağım. | Open Subtitles | أرفع لي الكرة، أحدكم يركض وأرمي ! له الكرة، مستعدَون؟ انتشروا |