| O da altın yoldan geçmiş, sizin nöbetçilerden birine vermiş tepsiyi. | Open Subtitles | وسلكت الطريق الذهبي وأعطتها إلى أحد حراسك |
| Kanlı gözlü, kızıl saçlı bir pezevenk için her şeyini vermiş. | Open Subtitles | وأعطتها لقواد برأس أحمر بعين محتقنة |
| O da müdüre vermiş. | Open Subtitles | وأعطتها إلى المدير. |
| - Grace onu yurttaşlık hocasına vermiş. | Open Subtitles | وأعطتها (غرايس) لمعلمة التربية المدنية - يا إلهي - |
| Kızına güvenlik kodunu vermiş. | Open Subtitles | وأعطتها رمز الدخول |
| - Silahla gelmiş ve bunu vermiş. | Open Subtitles | قالت أن (مارغو) كان لديها سلاح وأعطتها هذا |