| Bebeğin kafasını görüldüğünde onu söküp aldılar ve alevlerin içine attılar. | Open Subtitles | عندما ظهرت رأس الطفل أخيراً أخرجوه منها وألقوا به في النيران |
| Bütün Japon-Amerikalı birlikleri ayrı tutulup Avrupa'daki savaş alanına gönderildiler ve onlar da kendini onun içine attılar. | TED | وتم وضعهم في معزل كل وحدات اليابانيون الأمريكيون أُرسلت إلى ساحات المعارك في اوروبا، وألقوا أنفسهم فيها. |
| Onu sahneden indirdiler, dışarı attılar. | Open Subtitles | قاموا بإبعاده عن المسرح وألقوا به خارجاً |
| Şu geri dönüşümü bir kenara bırakın ve çöplerinizi yere atın. | Open Subtitles | انتهوا من إعادة الاستعمال المزعجة وألقوا بقمامتكم على الأرض. |
| Cüzdanlarınızı boşaltın. Bütün paranızı ortaya atın. | Open Subtitles | أفرغوا محافظكن وألقوا بالمال |
| Ardından bizi semaya kaldırıp çöp yığınının içine attılar. | Open Subtitles | ورفعونا على وجة الأرض وألقوا بنا في هذه القمامة |
| Lütfen dememe rağmen bana ateş attılar. | Open Subtitles | وألقوا بالنار علي حتى بعد أن قلت من فضلكم |
| Bacaklarımı koparıp, şuraya attılar! | Open Subtitles | لقد مزقوا سيقاني وألقوا بها بعيداً |
| Sonra göğsümü koparıp, oraya attılar! | Open Subtitles | ثم أخذوا صدري وألقوا به بعيداً |
| Bunu da içeriye attılar. | Open Subtitles | وألقوا بهذه في الداخل |
| Elena'nın tabutunu çıkarın ve cesedini nehre atın. | Open Subtitles | أخرجوا تابوت (إيلينا) وألقوا جسدها في اليم أدنى الشلالات. |
| Silahlarınızı atın! | Open Subtitles | وألقوا أسلحتكم! |