| Bizzat gitmedim ama uçak rehberinde nasıl bir yer olduğunu okumuştum. | Open Subtitles | في الحقيقة لم أذهب إلى هناك شخصياً من قبل لكني استغرقت كامل رحلة جوية وأنا أقرأ عنها |
| Kuraklığın ayıları şehre çektiğine dair bir makale okumuştum. | Open Subtitles | وأنا أقرأ مقالا حول كيفية الجفاف يدفع الدببة أبعد إلى المدينة. |
| Dünden önce, bir iş dergisinde Warren ile ilgili şöyle bir şey okumuştum. | Open Subtitles | (وأنا أقرأ عن (وارين في مجلة رجال الأعمال في يوم آخر |
| Tıbbi geçmişlerini içeren bir çok evrak okurken uyuyakalıyorum. | Open Subtitles | .. أعني . غططت في النوم .. وأنا أقرأ ملفات التاريخ الطبي |
| Her gün ofisimde oturuyorum, ve her şeyin nasıl kötüye gittiğini okuyorum, her şeyin havaya uçmasına ne kadar az kaldığını görüyorum. | Open Subtitles | أجلس في مكتبي كل يوم وأنا أقرأ عن ان الامور تزداد سوءا على انها مجرد مسألة وقت قبل أن ينفجر كل شيء |
| Biliyormusun,lisede onun kitabını okudum. | Open Subtitles | أنت تعرف، وأنا أقرأ كتابه في المدرسة الثانوية. |
| Lex'in dosyalarında senin bilgilerini okumuştum. | Open Subtitles | وأنا أقرأ عنك في ملفات (ليكس). |
| Eğer arabada bunları okurken öldürmediysem daha da öldürmem. | Open Subtitles | حسنا , اذا لم اقتل نفسي في السيارة وأنا أقرأ ذلك |
| Kitabımı falan okurken uyuya kalmış olmalıyım. Bilmiyorum artık. | Open Subtitles | لا بد أنني غفوت وأنا أقرأ كتابي أو ما شابه |
| "Etrafımda oturdular, kitabı kendileri okuyorlar, beni okurken dinliyorlardı, ve bir çeşit cennet geri gelmişti." | TED | " لقد جلسوا في الجوار، يقرأون الكتاب بأنفسهم، يستمعون لي وأنا أقرأ الكتاب، ونوع من الجنة تم إستعادتها." |
| Gazeteleri okuyorum, radyoyu dinliyorum. | Open Subtitles | وأنا أقرأ الصحف وأستمع إلى المذياع |
| Paddington kitapları okuyorum. | Open Subtitles | ((وأنا أقرأ كتب ((بيدنجتون |
| Ve sonra tekrar bekledim. ancak bu kez, attığım nerdeyse her tweet'i kendimi ikna etmek için değil de kendime komik olduğumu hatırlatmak için okudum ve bunları kimse anlamıyorsa, sorun yok. | TED | ثم أنتظرت مرة أخرى، ولكن هذه المرة وأنا أقرأ تقريباً كل تغريدة كتبتها لأقنع نفسي، كلا، لتذكير نفسي بأنني فعلاً مضحكة وإن لم يفهمها أحد, فهذا جيد. |
| O şurada yerde yatıyordu, ben de burada dua okudum. | Open Subtitles | كانت مستلقية هنا وأنا أقرأ لها |
| Evet, raporunu okudum. Bir dakika. | Open Subtitles | نعم, وأنا أقرأ التقرير الخاص بك,هنا |