| $50.000 yapmak için 30 günün var, yoksa salonun benim olur. | Open Subtitles | وأن لديك 30 يوماً لتجمع 50 ألف دولار -مكانك سيصبح لي |
| Ayrıca minik oğlundan da haberimiz var. | Open Subtitles | وتذكري أننا نعلم أين يعيش والداك وأن لديك إبن صغير |
| Buna göre bu işten anlıyorum ve senin büyük bir potansiyelin var. | Open Subtitles | تقول أنني أعرف عمّا أتحدث وأن لديك إمكانيات رائعة |
| Sence benim hakkımda sorgulanabilir dosyalar mı var, bayan? | Open Subtitles | هل تظنين أنكِ حصلتي على الرتبة بشكل مريب وأن لديك ملف دعم يا سيدة؟ |
| Evet ama senin için haberlerim var öyle tutarlı olmuyor işte. | Open Subtitles | وأن لديك ما يلزم للإنطلاق في هذه الحياة لديّ خبرُ لك إنه لا يضيف شيئًا |
| Bakmalarına izin vermediğin bir depon var. | Open Subtitles | وأن لديك مخزناً ما لا تريد أن تُطلعهم على ما فيه |
| Yapman gereken bir açıklama var galiba, delikanlı. | Open Subtitles | يبدو وأن لديك أموراً يجب أن توضحها، ايها الرياضي |
| Bayan Brady, anlaşılan... ikinizin konuşacağı özel şeyler var. | Open Subtitles | آنسة "برادي"، يبدوفي الظاهر وأن لديك بعض الأشياء الخاصة تودي مناقشتها مع هذا الشاب هنا |
| Evet, doğru. 6 ve 4 yaşlarında iki çocuğum var. | Open Subtitles | وأن لديك ستة أطفال أجل، هذا صحيح |
| Bu havai fişekler var Kategori 3'e giriyor. | Open Subtitles | يبدو وأن لديك 3 أنواع من المفرقعات النارية! |
| Temiz taksi..hız limiti var 3 çocuğun var ve babalığı seviyorsun | Open Subtitles | أعرف كل شىء عنك يارجل. أعرف أنك تُبقى سيارتك نظيفة. وتُحافظ على السرعة القانونية ، وأن لديك ثلاث أطفال تُحبهم حتى الموت. |
| Ve çocukların da var ben de kördüğüm olmaya çalışmıyorum, ...ama seninle bir içki içmek istiyorum. | Open Subtitles | أعرف أنكِ متزوجة وأن لديك أبناءً، و... وأنا لا أريد التورط بشيء أيضاً، ولكني ما زلتُ أرغب بتناول شراب معكِ |
| Benden daha çok sorunun var | Open Subtitles | يبدوا وأن لديك مشاكل أكثر مني |
| - Baba, bir planın var. | Open Subtitles | -أبي، لابد وأن لديك خطة . |