| Anne, bütün gün seninle sohbet etmek hoşuma giderdi ama Ödevim var. | Open Subtitles | أمي أحب أن أتحدث معك طول اليوم و لكن لدي واجب مدرسي |
| - Sormadan fotoğraf çekiyorsun. - Ev Ödevim. | Open Subtitles | تأخذ صوري من غير اذني - اسف , انه واجب مدرسي - |
| Berbatsınız. Benim Ödevim var. | Open Subtitles | أنتُم تُثيرون أشمئزازي لدي واجب مدرسي |
| Çok geç kalma. Ödevin hala duruyor. Biliyorum. | Open Subtitles | بالطبع، لكن لا تبقى لوقت متأخر جداً ما زال لديك واجب مدرسي |
| - Ödevin yok mu senin? | Open Subtitles | -أليس لديكِ واجب مدرسي لتقومي به ؟ |
| Robbie'nin, pazartesiye Cezayir'in Fransa tarafından işgali hakkında ödev teslimi var ve daha başlamadı bile. | Open Subtitles | روبى لديه واجب مدرسي عن الاحتلال الفرنسي للجزائر و لم يبدأ فيه بعد |
| Robbie'nin, pazartesiye Cezayir'in Fransa tarafından işgali hakkında ödev teslimi var ve daha başlamadı bile. | Open Subtitles | (روبــي ) لديه واجب مدرسي عن الإحتلال الفرنسي للجزائر ليوم الإثنين و لم يبدأ فيه بعد |
| Ödevim var. | Open Subtitles | لديّ واجب مدرسي |
| Ne? Okul için bir Ödevim vardı. | Open Subtitles | ـ ـ لدي واجب مدرسي |
| - Ödevim var. | Open Subtitles | -لدي واجب مدرسي |
| - Ödevim var benim. | Open Subtitles | -لدي واجب مدرسي -باشينكا) )! |
| - Senin ev Ödevin yok mu? | Open Subtitles | - أليس لديك واجب مدرسي |
| Oysa anaokulundan beri Ödev yapmakta geri kalıyorum. | Open Subtitles | ولم يكن لدي أية واجب مدرسي حتى ما قبل البدء بالدوام في المدرسة |