| onlardan biri olacağım. Senin de onlardan biri olmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أكون واحدا منهم و أريدك أن تكون كذلك |
| Ama kardeşim dedi ki, merak etme Claude, seni ısırırsa, onlardan biri olmayacaksın. | Open Subtitles | ولكن أخى قال لا تقلق يا كلود اذا عضك لن تصبح واحدا منهم |
| onlardan biri olmama izin verirse, bir gün kendi de onlardan biri olabilir. | Open Subtitles | و اذا ما تركوني أكون واحدة منهم فبامكانه أن يكون واحدا منهم كذلك |
| Bugün Onlardan birini katlettim, yani yarın üstüme ölüm perileri gibi gelecekler. | Open Subtitles | لقد ذبحت واحدا منهم اليوم لذا غدا سيأتون الي مثل الشؤم |
| Alınma, Tyr, ama sende onlardan birisin. | Open Subtitles | أنا آسف. أي جريمة, صور, ولكن كنت واحدا منهم. |
| Şerif'te o dövmenin olduğunu biliyorum ama bana onlardan biri olmadığını söylemişti. | Open Subtitles | أعرف أن الرئيس له ذاك الوشم ولكنه أخبرني أنه ليس واحدا منهم |
| Bana da olmasına izin verme. onlardan biri olmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا تدع هذا يحدث لي لا أريد أن أكون واحدا منهم |
| Ben onlardan biri değilim. Bomba olup olmadığını bilmiyorum. Patlayıcılar nerede? | Open Subtitles | أنا لست واحدا منهم أنا لا أعلم إذا كانوا سيصنعون قنابل أم لا |
| Numaram sadece 3 kişide vardır. onlardan biri değilseniz beni rahat bırakın. | Open Subtitles | هذا الرقم لا يعرفه سوى ثلاثة أشخاص لذا إن لم تكن واحدا منهم دعني وشأني |
| Numaram sadece 3 kişide vardır. onlardan biri değilseniz beni rahat bırakın. | Open Subtitles | هذا الرقم لا يعرفه سوى ثلاثة أشخاص لذا إن لم تكن واحدا منهم دعني وشأني |
| Güvenilmez piç, onlardan biri olmak istiyordu zaten. | Open Subtitles | هذا الوغد كان يجب أن يكون واحدا منهم منذ البداية |
| Yine de aramızdan bazıları Daemus'un onlardan biri olduğunu tahmin etti. | Open Subtitles | قلة بيننا توقعت أن يكون الدايموس واحدا منهم. |
| Dilediğimiz kadar mısır hasat edip kahve içebiliriz ama bu bizi onlardan biri yapmaz. | Open Subtitles | يمكن أن نحصد الذرة ويمكن أن نضخ البن كما نريد لكن ذلك لن يجعلنا واحدا منهم |
| Kendisini onlardan biri olduğuna inandırmaktan zevk alırdı. | Open Subtitles | وكان يستمتع بجعلهم يعتقدون أنه واحدا منهم |
| Değilim. Asla onlardan biri olmam. | Open Subtitles | أنا لست واحدا منهم .و لن أكون أبدا واحد منهم |
| - Beni bu herifle bırakma. - O, onlardan biri değil. | Open Subtitles | لا تتركني مع هذا الرجل - إنه ليس واحدا منهم - |
| Büyük bir bilgisayar korsanlığı örgütü. Ve eğer onlardan biri olsaydı bunu bize söylemezdi. | Open Subtitles | منظمة القرصنة العالمية لكن لو كان واحدا منهم |
| Böyle bir görevin üstesinden gelmenin tek yolu bir canavarı durduracağını kendine hatırlatmak, bazen onlardan biri gibi davranmalısın. | Open Subtitles | الطريقة الوحيدة للمرور خلال عملية كهذه هي تذكير نفسك أنه لتهزم وحشا أحيانا عليك أن تكون واحدا منهم |
| Size saldırmadan önce en azından Onlardan birini görmüşsünüzdür. | Open Subtitles | بالتأكيد أنك رأيت واحدا منهم قبل أن تعرضوا لهجوم . |
| - Ama ben ne söylemeye çalışıyorum kusura bakma ama sende onlardan birisin. | Open Subtitles | ولكن ما أحاول قوله مع كامل تقديرى لك أنك واحدا منهم |
| Bir daha sakın böyle konuşma. Baban da onlardan biriydi. | Open Subtitles | لا تتحدث أبدا بهذه الطريقة مجددا والدك كان واحدا منهم |
| Birkaç öğretmen davetliydi, ben de onlardan biriydim. | Open Subtitles | تم دعوة العديد من المعلمين، وكنت واحدا منهم. |
| Ve bir tanesi bize fizik dersine geliyordu. | TED | وكان واحدا منهم هؤلاء هو الذي علمنا الفيزياء. |
| Her an onlardan birine dönüşebilir. | Open Subtitles | سيكون واحدا منهم في أي دقيقة |