| Bu En iyi ve En kötü Sevgililer Günüm olabilir. | Open Subtitles | هذا ممكن يكون افضل واسوء يوم حب عشته في حياتي |
| Bu durumdan En çok ve En kötü şekilde zarar görenler yine fakir insanlar oluyor. | TED | وحتماً الفقراء هم اول من يتأثر بهذا .. واسوء من يتأثر به |
| Lola erkeklerin de... kadınların da En beteri. | Open Subtitles | لقد حملت لولا اسوء ما فى الرجل واسوء ما فى المرأة |
| Bunun başıma gelebilecek En güzel şey olduğunu ve onun da başına gelebilecek En kötü şey olduğunu biliyorum, ama... | Open Subtitles | أنا أعرف فقط أن ذلك سيكون أعظم شيء حدث لي في حياتي واسوء شيء حدث لها في حياتها ولكن |
| Ve birinin başına gelen En büyük şey, dedenin bir suçluyu yakalamak için koştururken bileğini burkmasıydı. | Open Subtitles | واسوء اصابة تعرضوا لها عندما لُوي كاحل جدك وهو يركض وراء مجرم |
| Stres yapıyor, En kötüsü de bunun göründüğünü biliyorum. | Open Subtitles | تسبب لي ضغط نفسي,واسوء ما في الامر كوني أعلم انها ظاهره للعلن تحصلين على نتائج |
| Dörtyılönce, Evlendiğim gün ayrıca Güney Michigan tarihindeki En kötü, bir o kadar da garip bahar fırtınasının olduğu gün. | Open Subtitles | منذ أربع سنوات فى يوم زفافى والذى صادف أكبر واسوء عاصفة ثلجية "فى تاريخ المنطقة الجنوبية ل "ميتشغان |
| En kötü kısmı da, onu yok etmek istiyordu. | Open Subtitles | واسوء جزء هو انه يريد ان يدمره |
| En büyük korkum... ..Peygamber'in babanın ölümüyle ilgisi olduğudur. | Open Subtitles | واسوء مخاوفي ان للنبي علاقة بوفاة والدك |
| En iyi seksimizdi ve hayatımın da En kötü tavuğuydu. | Open Subtitles | واسوء دجاجة سبق ان تناولتها في حياتي |
| En kötü halle ise daha kötü bir yere transfer olursun. | Open Subtitles | واسوء الأحوال تنقلين.. الى مكان اسوء |
| En kötüsü de, bir saat sonra ... | Open Subtitles | واسوء جزء هو , من ساعتين فقط عادت الحكة |
| Bunun En kötü yanıysa bizi parçalıyor olması. | Open Subtitles | واسوء جزء بخصوص هذا أنه يقوم بتدميرنا |
| LA'deki En büyük ve acımasız çete. | Open Subtitles | اكبر واسوء عصابة فى الولاية |
| Ve En kötüsü de bunu yapan kardeşin | Open Subtitles | واسوء شيء ان اختك من فعلتها |