| Joaquin'in aristokrat hayatından ne kadar hoşlanacağını gördüğünde fikrini değiştirebilirsin. | Open Subtitles | ربما تغيرى وجهة نظرك عندما ترى كيف يستمتع"واكين" بالحياة الأرستقراطية |
| San Joaquin veritabanında Timothy O'dell adında biri yok. | Open Subtitles | لا يوجد " تيموثي أوديل " في سجل بيانات " سان واكين " |
| Charming artık, San Joaquin Şerif Departmanı'nın yetkisi altındadır. | Open Subtitles | " تشارمين " الآن تحت اختصاص سلطة " سان واكين " |
| Aynı zamanla gizemli bir Christopher Walken taklidi yapıyor. | Open Subtitles | وصنع أيضاً (كريستوفر واكين) خارق للطبيعة |
| Tamam, lütfen "bir haltlar karıştırıyorlar" derken Vekil Walken ile gerçekten seviştiğini ima ettiğini söyle bana. | Open Subtitles | أرجوك أخبرنى "على السرير" تعنى (أنه يقيم علاقة مع النائب (واكين |
| Şerif Yardımcısı Gabe Marcel, San Joaquin Şerif Departmanı. | Open Subtitles | نائب العمدة " قيب مارسيل " في قسم " سان واكين " |
| Charming, San Joaquin Şerif Departmanı'nın yargı yetkisi altındadır. | Open Subtitles | " تشارمين " الآن تحت اختصاص قسم عمدة " سان واكين " |
| Sinirli beyaz arkadaşlarımız San Joaquin'de cevap vermeye çalışıyorlar. | Open Subtitles | " بعض زملائنا الغاضبين البيض يحاولون الثأر في " سان واكين |
| Joaquin Aguilar'la tanıştığı bilinen bağzı avukatlara ulaştığımı bilmek seni mutlu edecektir. | Open Subtitles | إذاً سوف يسعدك سماع أنني توصلت " لمحامي محدد معروف بعلاقته مع " واكين أغويلار لقد وضحت تماماً أنه لو حصل لك أي أذية |
| Joaquin Aguilar'ın verdiği para sende kalsın. | Open Subtitles | " وأحتفظي بالمال الذي أعطاه لك " واكين |
| Maria, Manolo öldüğü için hepimiz üzgünüz ama Joaquin senin hayatını kurtardı. | Open Subtitles | (ماريا) جميعنا متأسفون لرحيل (مانولو) ولكن (واكين) أنقذ حياتك |
| San Joaquin bölgelendirme komisyonunda. | Open Subtitles | على مفوضية " سان واكين " |
| Joaquin'i kocan olarak kabul ediyor musun? | Open Subtitles | هل تقبلين (واكين) أن يغدو زوجك؟ |
| Buradaki güzellik, Joaquin'miş. | Open Subtitles | الوسيم هنا هو (واكين) |
| Hey, Joaquin! | Open Subtitles | " واكين " |
| - Tam da yeni başlamıştım. Chris Walken taklidimi yapacaktım. | Open Subtitles | كنت على وشك رميه بــ (كريس واكين) |
| Yok, Hyatt'a gerçekten gidiyor Vekil Walken ile görüşmek için. | Open Subtitles | إنه ذاهب إلى هايت (ليقابل النائب (واكين |
| - Walken ne olacaktı? | Open Subtitles | ماذا عن (واكين)؟ - الرجل سهل جذبه - |
| - Chris Walken taklidim. | Open Subtitles | ) -كريس واكين) ما رأيك؟ |
| Bu benim Christopher Walken'ım. | Open Subtitles | أنا أقلد (كرستوفر واكين) |
| İlginçtir ki Vekil Walken'dan gelmiş. | Open Subtitles | (غريب أنه من النائب (واكين |