| Ilıman iklimlerde mevsim döngüsü duraklardı ve bu da su yollarını çözer, asfaltı ve beton yapıları çatlatırdı. | TED | في المناخات المعتدلة، دورة الفصول ستجمّد وتذيب هذه الممرات المائية، محدثةً شقوقًا في أساسات الرصيف والأسمنت. |
| Dünya'dan, Ay'a çimento ve beton götürebilir miyiz? | TED | هل سنحضر الخرسانة والأسمنت من الأرض إلى القمر؟ |
| Bu suyla beraber çelik ve beton demek. Eğer bunu denemezlerse, yanacağız. | Open Subtitles | ستتساقط المياه والأسمنت بغزارة ولكنهم إن لم يجربون ذلك سنحترق |
| Yağmur başladığında dışarıda kum ve çimentoya bulanmış halde olmak istemem. | Open Subtitles | لا أريد أن أكون مغطى بالرمل والأسمنت في الخارج ثم إذا بها تقطر من فوقي، أليس كذلك؟ |
| Ağır inşaat demirini ve çimento döşemelerini de götürmüşler. | Open Subtitles | إنهم حتى قاموا بشحن تلك المواد الثقيلة كحديد التسليح والأسمنت |
| Kuyuyu çamur ve çimentoyla zorla beslemeye çalışmak başarısız oldu. | Open Subtitles | أن عملية حقن الطين والأسمنت .إلى البئر أخفقت تماماً |
| Aralarında ne olduğunu bilmek istiyoruz, bu yüzden çoğunlukla onları kesip aralarına bakıyoruz. Bir sonraki fotoğraf serimizde, altta görebileceğiniz gibi iki kabuk var; bir hayvan kabuğu, başka bir hayvan kabuğu ve aralarındaki yapıştırıcı. | TED | ونريد أن نعرف ماذا يوجد بينهما، ولذلك في كثير من الأحيان، سنقطعهما وننظر إليهما، وفي السلسلة التالية من الصور لدينا هنا، تستطيعون أن تروا، في الأسفل، سيكون لدينا صدفتين، صدفة من حيوان، وصدفة من حيوان آخر، والأسمنت بينهما. |
| İnşaat ve betondan geliyor. | Open Subtitles | من البناء والأسمنت |
| Dinah, DNA ve beton örneklerini Felicity ve Curtis'e ulaştırmanı istiyorum. | Open Subtitles | (داينا)، ابعثي بعينات من المورث والأسمنت لـ (فليستي) و(كورتس). |