bazıları dünyaya kim olduğunu anlatır, ...Diğerleri dünyaya başarılarını gösterir. | Open Subtitles | بعضها تخبر الناس من أنت والبعض الآخر يخبر الناس بإنجازاتك |
Bu dünya diğerleriyle iç içe geçecek ve Diğerleri bizi duyacak. | Open Subtitles | سيدمج هذا العالم مع عوالم أُخر ، والبعض الآخر سيمكنه السمع |
Bazı atış... Diğerleri panik içinde ayak altında çığlık attı. | Open Subtitles | بعضهم رمياً بالرصاص والبعض الآخر سحق تحت الأرجل جراء الذعر. |
bazıları orduda kaldı ve psikolojik anlamda az çok iyi durumdalardı. | TED | والبعض الآخر بقي في الجيش وكانوا إلى حد ما بخير، نفسيًا. |
bazıları çok keskin, bazıları düz ve ayrıca değişken süreleri var. | TED | بعضها حاد جداً والبعض الآخر واسع، و تحدث على فترات متفاوتة. |
Bazı insanlar egzersiz yapmayı çok daha zor bulabilir ve bazıları da egzersizi daha kolay olarak görebilir. | TED | يرى بعض الناس التمرين أكثر صعوبة، والبعض الآخر ربما يرى التمارين أسهل. |
Bazılarımız bundan para kazanırız, bazılarımız da yok olup gideriz. | Open Subtitles | بعضنا يصنع الأموال من هذا والبعض الآخر يفشل |
Hapishanenin dışında, bütün ülke çıldırdı. bazıları bana şiddetle saldırırken Diğerleri destekçiydi ve hatta benim serbest bırakılmam için krala gönderilecek olan dilekçe için imza topluyordu. | TED | خارج السجن، كل المجتمع مرّ بحالة من التخبط، البعض يهاجمونني بشدة، والبعض الآخر يدعمون بل وحتى يجمعون التوقيعات على إلتماس ليرسلوه إلى الملك لكي يُطلق سراحي. |
Diğerleri ise hem tek hem çift bağ içerir. | TED | والبعض الآخر لديه كلا النوعين رابطة فردية وروابط مزدوجة |
Diğerleri bu duyuyu bir kazadan sonra veya hastalık nedeniyle kaybeder. | TED | والبعض الآخر يفقدها إثر حادث أو أثناء مرض. |
bazıları hoş ve dürüst, Diğerleri kaba ve vahşi. | Open Subtitles | البعض يبدو رقيقاً وبريء والبعض الآخر متوحشاً وجريء |
Bazı insanlar bu kitapların katıksız bir fantazi olduğunu düşünür, Diğerleri her kelimesine inanır. | Open Subtitles | بعض الناس يعتقدون إن هذه الكتب محض خيال والبعض الآخر يصدقون كل كلمة فيه |
Biri sepetten çıkmaya çalışınca Diğerleri beceremesin diye üstüne atlar. | Open Subtitles | احدهم يحاول الخروج، والبعض الآخر يصعد على ظهره ليعيدة مرة أخرى |
Diğerleri çok uzağa gitmiş olamazlar. | Open Subtitles | والبعض الآخر لا يمكن أن يكون ذهب بعيدا. مروحة دعونا يخرج ويجد لهم. |
bazıları şiddetli epilepsi krizlerinin sonucu bazılarını da kendi kendine yapmış. | Open Subtitles | بعضها كان بسبب نوبات الصرع العنيفة والبعض الآخر هي سببيتها لنفسها |
Bazılarını tutanların elleri beyaz, bazıları siyahtı. | TED | بعض منها تحمله أيادي بيضاء، والبعض الآخر أيادي سوداء. |
Bazı insanlar ne kadar zamanları kaldığını öğrenmek istemiyor, bazılarıyla istiyor. | TED | البعض لا يريد معرفة كم تبقى له للعيش، والبعض الآخر يود هذا. |
Hayatta, herkesin bir rolü vardır bazılarımız sevilmek için vardırlar, maalesef bazılarımız da nefret edilmek için. | Open Subtitles | في الحياة، يلعب كل منا دوره بعضنا محبوب والبعض الآخر للأسف مكروه |
bazılarıysa daha küçük, herkesin birbirinin ismini bildiği daha samimi topluluklar. | TED | والبعض الآخر أصغر، تجمعات لمجتمعات أكثر قربًا حيث يعرف الجميع اسمك. |
bazıları da genç ve salak. Bir kaçı da tam bir b.k çuvalı. | Open Subtitles | والبعض الآخر يافعين وأغبياء وقلّة منهم ستكون من الحثالة |
Çoğu para için yapar. bazısı kin duyduğu için. | Open Subtitles | أكثرهم يعمل من أجل النقود والبعض الآخر يعمل حقدا |
bazılarınız benim gibi inanıyor. bazılarınız inanmıyor. | Open Subtitles | بعضكم يؤمن كما أؤمن، والبعض الآخر لا يؤمن. |
Bazı gezegenler kendi ana yıldızıyla çarpışırken bazılarının ise sabit bir yörüngede dolandıklarına inanılıyor. | Open Subtitles | يعتقد أن بعض الكواكب تصدم بالنجم الأم وتحترق والبعض الآخر ينجو ويظل في مدار قريب لكنه مستقر |