| Çocuklar ve teknoloji hakkındaki korkular yeni değil; daha önce de buradaydık. | TED | فالخوف حول الأطفال والتقنية ليس شيئًا جديدًا لقد مررنا بذلك من قبل. |
| Kurumumuz adına yerel yetkililere para ve teknoloji yardımı yapıyoruz. | Open Subtitles | شاركنا في المنح الحكومية لقد وفرنا للحكومة الأموال والتقنية اللازمة |
| Mesken'deki bilim ve teknik memurları üstünkörü bir inceleme yaptı. | Open Subtitles | ضباط العلوم والتقنية في السفارة ألقوا نظرة سريعة عليها و؟ |
| Leonard'ın imzası büyük şekilde, fırça çalışması, o tazelik, o teknik. | Open Subtitles | توقيع ليونارد بشكل عام وعمل الفرشاة والزهرة , والتقنية. |
| Her birimizin, hükümetler ve teknolojinin insanlara hizmet ettiği ve bunun tersine izin verilmeyen bir dünya kurmak için üstlenmesi gereken çok önemli rolleri var. | TED | كل واحد منا لديه دور أساسي ليؤديه في بناء العالم الذي تخدم فيه الحكومات والتقنية أفراد هذا العالم وليس العكس. |
| İhtiyarların iyi olduğu ikinci konu paradoksal bir şekilde dünyanın değişen durumu ve teknolojinin sonucu olarak değer kaybı yaşamalarıyla ilintili. | TED | القيمة الثانية للمسنين هى على النقيض تتعلق بفقدانهم لقيمتهم كنتيجة لتغير العالم والأحوال والتقنية. |
| Eşyalardan bahsetmiyorum. Veya gemilerden, araç-gereçten teknolojiden veya silahlardan bahsetmiyorum. | Open Subtitles | لكن لَيسَ المتاع و السُفن الأسلحة والتقنية |
| Işık-altı motorları ve ışınlama teknolojisine bir şey olmadı, ama iletişim ve tarayıcılar çoktan kafayı yedi. | Open Subtitles | المحركات الفرعية والتقنية الشعاعية , جيده لكن الإتصالات و المجسات كلها متأثرة بشدة بالفعل |
| Ve bu psikolojik korku bariyeri çok uzun yıllar işe yaradı. Ancak şimdi İnternet, teknoloji, Blackberry, SMS çıktı ortaya. | TED | وكانت خطة حاجز الخوف النفسي ناجحة ولسنوات طويلة وحينما جاءت الإنترنت والتقنية بصفة عامة كالرسائل القصيرة والبلاكبيري |
| (Müzik, karışık sesler) Dokunmatik ekranlarla çok ilgilendim, yüksek teknoloji, insan etkileşimi, kullanmak için parmaklarını kaldırmadan. | TED | جد مهتم بشاشات اللمس والتقنية العالية والحساسية العالية التي لا حاجة لرفع إصبعك لاستعمالها. |
| Bizi farklı kıldığını düşündüğümüz tüm o gösteriş, sanat, bilim, teknoloji... Bunların bir önemi yok. | TED | كل الأشياء التي نفكر، في قرارة أنفسنا، أنها تجعلنا مختلفين، الفن والعلم والتقنية وما إلى ذلك، ليست لها أهمية. |
| Programlama ve teknoloji dünyasına kişisel yolculuğum daha 14 yaşımdayken başladı. | TED | بدأت رحلتي إلى عالم البرمجة والتقنية في عمر الرابعة عشرة. |
| Tasarım, sürdürülebilirlik ve teknoloji üçgeninde çalışıyorum. | TED | أعمل على ثلاثية التصميم والاستدامة والتقنية. |
| Sanat yapmak çok eğitim ve teknik gerektirir. | Open Subtitles | خلق الفن يتطلب الكثير من التدريب والتقنية |
| "Teğmen Kurt Gernstein'a Sağlık ve teknik Bölümümüzün başına atandığı için, tebriklerimizi iletiriz. | Open Subtitles | تهانينا لملازم الاس اس كيرت غيرشتاين لترشيحه لرئاسة الخدمات الصحية والتقنية |
| Okyanuslar programı için en teknik ve çaba isteyen görüntüler su altında çekilmiş olanlardı. | Open Subtitles | أكثر اللقطات المُتطلبة والتقنية لكوكب الانسان : برنامج المُحيط هي تلك التي حدثت تحت الماء |
| Benim vizyonum zariflik ve teknolojinin mükemmel karşımıydı. | Open Subtitles | رؤيتي كانت مزجًا مثاليًّا بين الأناقة والتقنية |
| Doğanın güçlerinin teknolojiye yaklaştığı ve sihir ve teknolojinin bir araya geldiği bir dünyaya doğru ilerliyoruz, hepimiz ilerliyoruz. | TED | إننا ننتقل جميعا، إننا ننتقل جميعا إلى هنا، إلى عالم حيث قوى الطبيعة تقترب معا أكثر من التقنية، ويمكن للسحر والتقنية أن يقتربا أكثر معا. |
| 18. yüzyıl Fransız filozof Jean-Jacques Rousseau sanatın, bilimin ve teknolojinin insanları yozlaştırdığını ileri sürdüğü için "yeni Diyojen" olarak anıldı. | TED | في القرن الثامن عشر الفيلسوف الفرنسي جان جاك روسو أُطلق عليه "ديوجين الجديد" عندما ادّعى بأن الفنون والعلوم والتقنية أفسدت الناس. |
| Eşyalardan bahsetmiyorum. Veya gemilerden, araç-gereçten teknolojiden veya silahlardan bahsetmiyorum. | Open Subtitles | لكن لَيسَ المتاع و السُفن الأسلحة والتقنية |
| Bugün kalp sağlığı hizmetindeki gelişimimize baktığımızda bu, önleyici kişisel bakım ve teknolojiden çok, hasta bakımı. | TED | عندما ننظر إلى مقدار التقدم الذي أحرزناه في مجال الرعاية الصحية للقلب اليوم، فإن الأمر يتعلق برعاية المرض أكثر من الرعاية الذاتية الوقائية والتقنية. |
| Hükümetin teknolojisine ilgim var. | Open Subtitles | لديّ إهتمام بالغ بالسياسة والتقنية |