| Motor parçaları birbirine sürttükçe demir ve çinko parçacıkları çıkar. | Open Subtitles | عندما قطع المحرك تمسح معاً فهي تزيح جسيمات الحديد والزنك |
| Minerallerden eser miktarda demir, bakır, çinko ve sodyum da beyin sağlığı ve erken bilişsel gelişim için temel niteliğindedir. | TED | إن الكميات الضئيلة من الحديد والمعادن والنحاس والزنك والصوديوم مهمة أيضا لصحة الدماغ وبداية التطور المعرفي. |
| Ultraviyole vücudumuzun D vitamini üretmesine yardımcı olur. Bu vitamin kemikleri güçlendirir ve yaşamsal mineralleri emmemizi sağlar. Kalsiyum, demir, magnezyum, fosfat ve çinko gibi | TED | تساعد الأشعة فوق البنفسجية أجسامنا على إنتاج فيتامين د، وهو عنصرٌ يساعد على تقوية العظام ويتيح لنا امتصاص المعادن الحيوية، كالكالسيوم والحديد والمغنزيوم والفوسفات والزنك. |
| Oksijen, hidrojen ve çinko'nun kendi imzaları var. | TED | لدى ذرات الأوكسجين، و الهايدروجين والزنك بصماتها الخاصة. |
| Çınarla; bakır, çinko ve silikon açısından zengin kül. | Open Subtitles | الجميز والرماد، غنية النحاس والزنك والسيليكون. |
| Bakır bulacaksınız. çinko bulacaksınız. | Open Subtitles | وانظر للمكونات فستجد النحاس والزنك والسلينيوم، |
| Protein, yaklaşık olarak yüzde 10, demir yüzde 8, çinko yüzde 5 azalıyor. | TED | ينقص البروتين بنسبة 10% تقريبًا وكذلك الحديد نحو 8% والزنك بحوالي 5%، |
| Çok az da demir, çinko, fosfor ve sülfür gibi egzotik elementlerin izleriyle birlikte. | Open Subtitles | كالحديد , والزنك , والفسفور , والكبريت |
| Ayrıca bakır ve çinko alaşımından oluşan kalıntılar da buldum, çinko! | Open Subtitles | كما أنني وجدت بقايا سبيكة في الجرح التي تتألف من النحاس والزنك - النحاس الأصفر |
| çinko ve bakır izleri var. | Open Subtitles | آثار من النحاس والزنك. |
| Bakır ve çinko. | Open Subtitles | " النحاس والزنك " |