| Besleyici, özellikle metionin ve sistein açısından zengin, ki bu aminoasitlere arpa, pirinç veya buğday gibi diğer ana tahıllarda rastlamak zor. | TED | فهي مغذّية، وغنية خاصة بالميثونين وسيستياين، حمضان أمينيان تفتقر إليها الكثير من الحبوب الرئيسة: كالشعير والأرز والقمح على سبيل المثال لا الحصر. |
| Hindi ve buğday ekmeği. Kendime bunu hatırlatmalıydım. | Open Subtitles | كنت افضل الديك الرومي والقمح وعلي ان اتذكر |
| buğday, çavdar, arpa ve tüm tahıl ürünleri bu çimen türlerinden. | Open Subtitles | والقمح والزوان والشعير. كل الحبوب نوع من العشب. |
| Acaba krallığın, hanemin verdiği askerlere altına ve buğdaya ihtiyacı kalmadı mı artık? | Open Subtitles | هل توقف التاج فجأة عن الحاجة إلى الجنود والذهب والقمح الذي تمدّه عائتلي؟ |
| Benim tatlıya, buğdaya, sütlü ve sütsüz ürünlere alerjim var. Bir de kendi gözyaşlarıma. | Open Subtitles | أنا أعاني فقط من حساية من العسل والقمح ومشتقات الحليب والأطعمة غير المشتقة من الحليب ودموعي |
| Saha araştırmalarında -- ilk olarak buğdaya ve pirince odaklanacağım -- örneğin farklı arazilere ayrılan pirinç tarlaları var. | TED | ففي الدراسات الميدانية.. وسأصب تركيزي على الأُرز والقمح في المقام الأول.. فهناك حقولٌ كحقول الأرز مثلًا تكون مقسمةً إلى عدّة قطعٍ مختلفة، |
| Aslında çavdar, buğday ve diğer tahılları etkileyen bir mantarın yol açtığı bir hastalık. | Open Subtitles | أنها نوع من الفطريات التي تهاجم الجاودار والقمح والحبوب الأخرى. |
| Bu senaryoda, dünyanın bazı bölgelerinde mısır ve buğday verimliliğinin yüzde 40, pirinç verimliliğinin yüzde 30 kadar düşmesi bekleniyor. | TED | محاصيل الذرة والقمح في بعض أنحاء العالم من المتوقع أن تكون أقل ب40% في سيناريو أقل بأربع درجات، والأرز أقل ب30%. |
| ...dünya nimetleriyle, madenlerle ve buğday tarlalarıyla.. | Open Subtitles | ، جـاءت سلع الأرض ... حقول الحنطة والقمح |
| İnekler çatlayacak ve buğday tarlalarda çürüyecek. | Open Subtitles | والأبقار ستنفجر والقمح سيتعفن فى الحقول |
| Vic, buğday burada. | Open Subtitles | مركز فيينا الدولي ، والقمح هنا. |
| Orijinal tatsız ve tamamen tatsız buğday var. | Open Subtitles | لدي الأصلية بدون-نكهة والقمح الكامل بدون-نكهة |
| Orijinal tatsız ve tamamen tatsız buğday var. | Open Subtitles | لدي الأصلية بدون-نكهة والقمح الكامل بدون-نكهة |
| Pirinç, patates veya buğdaya kıyasla, kırmızı et için 50 kat daha fazla toprak kullanılır. | Open Subtitles | وإن قارنتهم بالأرز والبطاط والقمح فلحوم الأبقار يتطلب إنتاجها استغلال 50% من الأراضي |
| Peynire, buğdaya, domatese ve suya alerjim var zaten. | Open Subtitles | c.arabicrlm; لدي حساسية من الجبن والقمح/c.arabic c.arabicrlm; والطماطم والماء على كل حال. |