| Küçük bir stüdyoda, yalnız sen ve keman hayatın boyunca her gün çok az ilerleme kaydetmek. | Open Subtitles | فقط أنتِ والكمان في شقّة صغيرة, وستظهرين شيء من التقدّم كلّ يوم.. من حياتكِ. |
| Gençken gitar, piyano ve keman çalardı. | Open Subtitles | وهي تعزف على الغيتار والبيانو، والكمان منذ أن كانت صغيرة، |
| Şimdi keman ve piyano dinleyelim | Open Subtitles | الآن دعنا نَستمعُ إلى البيانو والكمان. |
| Bir Walkman'iniz olursa kimse bilmeden kötü şarkılar bile dinleyebilirdiniz. | Open Subtitles | أن تحصل على "والكمان" فهذا يعني إمكانية الاستماع إلى الموسيقى البذيئة دون أن يعلم احد بذلك |
| Tatlım, bak, biliyorum yılbaşında şu yeni Walkman'lerden istiyorsun. | Open Subtitles | أصغي إليّ يا عزيزي .. أعلم أنّك كنت تتشدّق للحصول على جهاز "والكمان" في أعياد الميلاد |
| Drew ve Tonya için bir şeyler aldım da Chris'e kesinlikle Walkman almam lazım. | Open Subtitles | لقد اشتريت بعض الهدايا (لـ (درو) و (تونيا "و لكن عليّ شراء "والكمان (لـ (كريس |
| Bir dakika... mumlar, müzik, keman ve peruklar mı vardı? | Open Subtitles | الانتظار لمدة دقيقة. أعتقد أنني كنت على ذلك: الشموع, والموسيقى, والكمان, بارد الشعر المستعار ... |
| The Steamroller and the Violin (Silindir ve keman) | Open Subtitles | البلدوزر والكمان |
| Piyano, keman, flüt, arp. | Open Subtitles | البيانو والكمان والفلوت والقيثارة" |
| - keman da arabanın içindeydi. | Open Subtitles | - ماذا ؟ - والكمان كان بداخلها ! |
| keman için yazık. | Open Subtitles | انتي والكمان |
| Walkman alıyorum. | Open Subtitles | "سأحصل على جهاز "والكمان |