| Ben burada kalacağım ama almak isteyebileceğim ürünleri düşüneceğim. | Open Subtitles | سأبقى هنا وسأفكر في المنتجات التي أحب شرائها |
| O filmden bir tane alacağım, onu izleyeceğim söylemek için ilginç bir şeyler düşüneceğim ve o münazaraya sen de benimle geleceksin. | Open Subtitles | لذا، سأُحضر نسخة من هذا الفيلم وسأشاهده وسأفكر بحديث جميل لأقوله، وستأتي معي لهذا النقاش |
| Ben de burada oturup, bundan sonra ne yapacağımızı düşüneceğim. | Open Subtitles | سأبقى جالساً هنا وسأفكر فيما سنقوم به تالياً |
| Zamanında bitirirsen düşünürüm. | Open Subtitles | أنهى التدريب بالوقت المحدد وسأفكر في الأمر |
| Bana getirebileceğin şeyleri söyle, gerisini ben düşünürüm. | Open Subtitles | أخبريني بم يمكنك أن تمِدِّيني وسأفكر في صنع شيء. |
| Benimle ilgili her şeyi geri ver, peşimi bırak, o zaman belki, arkadaşlarını serbest bırakmayı düşünebilirim. | Open Subtitles | سلمني كل ما لديك بشأني وأبعد كلاب الصيد عني وسأفكر بإطلاق سراح أصدقائك |
| Hamilelik hakkında 4 hafta boyunca kimseye bir şey söylemezsen vaftiz baba olma fikrini düşünebilirim. | Open Subtitles | أن لا تخبر أحداً عن الحمل لمدة أربعة أسابيع، وسأفكر عنك بكونكَ الأب الروحي |
| Ben de lavaboya gidip, bundan sonra ne yapacağımızı düşüneceğim. | Open Subtitles | سأذهب إلى هناك وسأفكر فيما يمكننا القيام به تالياً |
| Seni sık sık düşüneceğim ve devamlı doğum günümde aldığın gümüş küpeleri takacağım. | Open Subtitles | وسأفكر بك في كل الأوقات وسأرتدي تلك الأقراط الفضية التي اعطيتني اياها في عيد ميلادي |
| Sözlerini dikkate alacağım, halkım için düşüneceğim. | Open Subtitles | سأضع في إعتباري كلماته وسأفكر في شعبي |
| Biliyorum. Ve bunu düşüneceğim. Ama şimdi değil. | Open Subtitles | أعرف وسأفكر بالأمر ولكن ليس الآن |
| düşüneceğim her istediğimi. | Open Subtitles | وسأفكر بكل شيء أريده. |
| Evime gideceğim. Ve onu geri almanın yolunu düşüneceğim. | Open Subtitles | وسأفكر بطريقة لاسترجاعه |
| Ve onu geri almanın yolunu düşüneceğim. | Open Subtitles | وسأفكر في طريقة لاسترجاعه |
| Ne yapmak istediğinizi bana söylersiniz ben de düşünürüm. | Open Subtitles | اطلعونى على ما تريدون فعله وسأفكر به |
| Sen sana gerekeni düşünürsün, ben de bana gerekeni düşünürüm. | Open Subtitles | ولتفكري بشأن ما تريدين وسأفكر بما أريد |
| İyi bir alternatif bulursan düşünürüm. | Open Subtitles | -أعطني خياراً جيداً بديل، وسأفكر به |
| Kapamam gerek. Bunu biraz düşünürüm. | Open Subtitles | يجب أن أرحل وسأفكر في الأمر |
| Hamilelik hakkında 4 hafta boyunca kimseye bir şey söylemezsen vaftiz baba olma fikrini düşünebilirim. | Open Subtitles | أن لا تخبر أحداً عن الحمل لمدة أربعة أسابيع، وسأفكر عنك بكونكَ الأب الروحي ! |