| Gözleri aynı manyaklarınki gibi parlıyordu dudakları geri çekilmiş, dişlerini sıkmıştı soluğu sert ve hızlıydı. | Open Subtitles | عيناه كانتا تلمعان وشفتاه منكمشتان وأسنانه حادة أنفاسه ثقيلة وسريعة |
| Son zamanlarda kısa saç tercih ediyor ama o çini mavisi gözler yok mu mükemmel orandaki elmacık kemikleri ve dopdolu kışkırtıcı dudakları. | Open Subtitles | شعره قصير مؤخراً لكن هذا يكثف عيون الزينون الزرقاء وعظام خديه الطرية وشفتاه المحرضة بالكامل |
| Tam arkamda dudakları, ölmemek için Tanrı'ya yalvarıyordu. | Open Subtitles | وشفتاه تتحركان خلفي بينما يدعو الرب أن يبقى حياً |
| Sıska, kaba, sinirli biri ve dudakları da bozuk bir tip. | Open Subtitles | شخص نحيف، عصبي وشفتاه مشوهتان. |
| Adamın dudakları, kızı sikerken amından gelen kan gibi kıpkırmızıydı. | Open Subtitles | وشفتاه في حُمرة مثل حُمْرة قُبُلها حينكنتَتواقعها! |
| Burnu derin derin solumalı ve dudakları öfkeyle bükülmeli. | Open Subtitles | "أنفه يتنفس لاهثًا، وشفتاه تتجعّد." |
| dudakları mükemmel ıslaklıktaydı. | Open Subtitles | وشفتاه كانت الرطوبة المثالية. |
| - Ve dudakları öfkeyle bükülmeli. | Open Subtitles | "وشفتاه تتجعد"، |