| Süslenmiş hayvan iskeletleri ve kayalar ruhani güçleri olduğuna inanılan hecelerle yazılmış bir takım dinsel motiflerle desteklenmiş. | Open Subtitles | جماجم حيوانية مزينة وصخور منحوته بالكلمات السحرية المقدسة مجموعات من المقاطع التي يمكن ان تكون قوة روحية |
| Geçmişi mi gördün? Çöl vardı ve kayalar, bir sürü şey daha. | Open Subtitles | . لقد كان هناك صحراء وصخور واشياء اخري |
| Büyük iskelet, devasa tekerler gerektirir ve daha büyük kayalar gerekir. | Open Subtitles | وإطار أكبر. يعني عجلة أضخم وصخور أكبر |
| Çay bahçesi var, köpükten yapılmış kayaları var, çok düşüyor da. | Open Subtitles | في فلوريدا مزود بحديقة شاي وصخور مزيفة مصنوعة من الرغوة لأنها تقع كثيراً |
| Çiçek açmış ağaçları, kayaları, soğuk temiz suları görmüyorlar. | Open Subtitles | لا يرون أشجار مزدهرة وصخور وفحم وماء نظيف |
| Sadece toz, kayalar ve gaz. | Open Subtitles | غبار وصخور وغاز فحسب |
| Burada sadece ağaçlar, kayalar ve yosunlar var. | Open Subtitles | إنما مقامنا ملؤه أشجار وصخور طحالب... |
| Ağaçlar, kayalar ve mağaralarla dolu. | Open Subtitles | أشجار وصخور وكهوف |
| Bir mağara. kayalar. | Open Subtitles | كهفاً وصخور |