| İlk gün çocuğun biri düşüp kafasını çarptı. Az daha ölüyordu. | Open Subtitles | وفي اليوم الأول هناك وقع أحد الأولاد وصدم رأسه وكاد يموت |
| Ben de etkilenirdim ama kaçmaya çalışırken düşüp başını çarptı. | Open Subtitles | حسنا,كنت لأكون منبهر لولا أنه سقط وصدم رأسه بينما كان يحاول الهرب |
| Ayrıca kafasını da bir yere çarptı. | Open Subtitles | لأنه شرب حقيبة كاملة من البوربون وصدم رأسه ... |
| O taş, raftan düşüp Vanessa'ya çarpmış, Mia paniklemiş ve onu bırakmış. | Open Subtitles | فسقط هذا الحجر من الرف وصدم فانيسا قد فزعت ميا وتركتها ـ هل كانت حادثة غير مقصودة ؟ |
| Burada yoldan çıkmış ve ağaca çarpmış. | Open Subtitles | هنا حيثما خرج عن الطريق وصدم الشجره |
| Şoför buz üzerinde aracının kontrolünü kaybedip bir direğe çarptığını söyledi. | Open Subtitles | قال السائق أنه فقد السيطرة على بعض الثلج وصدم عموداً |
| Dengesini kaybedip başını çarptı dostum. | Open Subtitles | قد فقد توازنه وصدم رأسه يا رجل |
| Sanırım Dr. Graiman'a çarptım, düştü ve kafasını yere çarptı. | Open Subtitles | أعتقد أنني طرحت د. (غرايمان) أرضاً وصدم رأسه |
| Ve kafasını çarptı. Tamam mı? | Open Subtitles | وصدم رأسه، اتفقنا ؟ |
| Kocam ve ben birkaç sene önce Amerika'da seyahat ediyorduk ve yandan çarklı gemimize başka bir gemi çarptı ve Fanny havaya fırladı ancak mucizevî bir şekilde bir şilte tarafından kurtarıldı. | Open Subtitles | أنا وزوجي كنا مسافرين حول أمريكا منذ عدة سنوات وصدم قاربنا من قبل قارب آخر ونجيت (فاني) بإعجوبة |
| # Cennetin kapısını çalıyorum # Ve düşmeden önce buraya çarptı. | Open Subtitles | وصدم هنا قبل أن طاح أرضًا. |
| Şoför yoldan çıktı ve kuleye çarptı. | Open Subtitles | إنحرف السائق وصدم الخزّان |
| Doğrudan arabama çarptı. | Open Subtitles | وصدم فقط الحق في سيارتي. |
| Neyse ki direksiyonu kırıp kaldırıma çarptı. | Open Subtitles | لحسن الحظّ، (جانثر) غيّر إتّجاهه وصدم رصيفًا. |
| Yolda giderken yine birine çarptığını söyledi. | Open Subtitles | قال أنّه كان يقود وصدم شخص ما... ثانية. |