| "İkinci şans" deyince, belki bir yemek ve film ya da bir kahve olur diye düşünüyordum. | Open Subtitles | عندما قلت فرصه اخرى اعتقت العشاء وفيلم او فنجان قهوه |
| Yarın geceye kadar senden haber alamazsam Adalet Bakanlığı'ndan bazı arkadaşlarımı yemeğe ve film izlemeye çağıracağım. | Open Subtitles | لو لم أتلقي منك أي رد ,بنهاية يوم غد سأدعو بعض أصدقاء لي في وزارة العدل على عشاء وفيلم |
| Yedek planımsa pizza ile film izlemek. | Open Subtitles | الخطة الاحتياطية: بيتزا وفيلم |
| Sadece yemek yiyip film izlemek istiyormuş. Hayır. | Open Subtitles | انه يريد فقط عشاء وفيلم. |
| Uzman falan değilim ama turneyi ve filmi birlikte yapmak zor bir iş gibi görünüyor. | Open Subtitles | أنا لست خبيرا ، ولكن جولة وفيلم... هذا الى حد كبير في وقت واحد. ليس لدي خيار. |
| Dava Underwood sekreterine balkabağına saklı olan bir film içerisinde geldi. | Open Subtitles | انتهت القضية بآلة كاتبة وفيلم مخبأ داخل ثمرة يقطين |
| Ama yemek ve sinema daveti kulağa fazla randevu gibi geliyor. | Open Subtitles | ولكن عشاء وفيلم فقط بدا ذلك التاريخ، كما تعلمون. |
| Oh. Akşam yemeği ve film. Bazen de bir çift ayakkabı alıyorum. | Open Subtitles | اوه عشاء وفيلم بعض الوقت زوجين من الآحذية |
| Otobüs ve film biletleri nedere? | Open Subtitles | تذاكر الحافلات وفيلم ل3 صحيحة، أليس كذلك؟ |
| Dünya, bundan daha iyi olamaz, akşam yemeği ve film. | Open Subtitles | الأرض لايمكن أن تكون أفضل من هذا... عشاء وفيلم |
| 4 numaralı randevu, yemek ve film düşünüyorum. | Open Subtitles | الموعد الرابع انا افكر في عشاء وفيلم |
| Her şarkı, kitap ve film aşk hakkında. | Open Subtitles | كل أغنية وكتاب وفيلم عن الحب |
| Yemek ve film. Gel de filmi hazırlayalım. | Open Subtitles | عشاء وفيلم سوف أحضر الفلم |
| Sadece yemek yiyip film izlemek istiyormuş. Hayır. | Open Subtitles | انه يريد فقط عشاء وفيلم. |
| Yani kitabı ve filmi olan Marslı, Marslı Marvin değil. | Open Subtitles | كان هذا الكتاب وفيلم "المريخي"، ليس فيلم "مارفن المريخي |
| Geçen seferkinden daha iyi bir şans için belki bir akşam yemeği ve bir film. | Open Subtitles | بفرصة للتعرف عليكِ أكثر. ربما عشاء وفيلم. |
| Bir de peşinde olduğunuz bir film vardı? | Open Subtitles | وفيلم كنت تبحث عنه من الرجل في القلعة العالية |
| Efendimiz İsa'nın doğum gününü kutladığımız bugün Dublin'in en saygıdeğer işadamlarından biri olan Bay Lannigan bir projektör ve bir film getirdi. | Open Subtitles | اليوم ونحن نحتفل بميلاد المسيح عيسى سيد لنيغان، رجال الأعمال المحترمين من دبلن أحضروا لنا اليوم بروجكتور وفيلم! |
| Hemen oraya geliyorum, büyük buluşma için yemek ve sinema teklif ediyorum. | Open Subtitles | حتى وأنا القفز الحق في... واقتراح عشاء وفيلم للتاريخ كبير. |