| Düşünüyordum da böyle harika bir gece geçirmeyeli uzun zaman olmuştu. | Open Subtitles | لقد كنت أفكر لقد مضى وقت منذ قضينا ليلة رائعة كهذه |
| - Bana gelmeyeli uzun zaman oldu. - Evet, kesinlikle. Pekala... | Open Subtitles | ـ لقد مر وقت منذ آخر مرّه أتيت الى هنا ـ نعم, هذا صحيح ـ ماذا أفعل لك ؟ |
| Başlıklarda yer almayalı uzun zaman olmuştu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت منذ كان إسمك يحتل عناوين الصحف |
| Bize düzgün bir yemek yapmayalı uzun zaman olmuştu, Hannibal. | Open Subtitles | سفاح سيسابيك ظل باستمرار مسرحيا. لقد مضى وقت منذ أن قمت بالطهو لنا هانيبل. |
| Başlıklarda yer almayalı uzun zaman olmuştu. | Open Subtitles | مرّ وقت منذ تصدّرك عناوين الصحف |
| Müstakbel bayan Charlie'yi görme onuruna erişmeyeli uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لقد مر وقت منذ أن كنت محظوظا هكذا.. |
| uzun zaman oldu görüşmeyeli. Evet. | Open Subtitles | مضى وقت منذ أن تقابلنا لإول مرة. |
| Canavara dönüşmeyeli uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لقد مر وقت منذ أن توحشت آخر مرة |
| Son konuğumla uzun zaman önce burada yine beraber olmuştuk, geçmiş yıllarda yaşadığı olağanüstü olaylardan sonra onu yeniden tanıtmamıza gerek kalmadı. | Open Subtitles | لقد مضى وقت منذ آخر ضيف كان هنا ... ولكن بعد الأحداث الرائعة في السنة الماضية ! لا يحتاج إلى تعريف |
| Biri bana Ramen yapmayalı uzun zaman olmuştu. | Open Subtitles | لقد مضى وقت منذ أن طبخ أحد لي |
| Ne bileyim, Sara'dan beri uzun zaman geçti, belki dönüş yapmak istersin diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد مضى وقت منذ أن (كنت مع (سارة و إعتقدتُ أنك في حاجة الى صديقة جديدة |