| Dedim ya, özür dilerim. O ruh haline kapılınca sana yoluma çıkma dedim hem. | Open Subtitles | لقد أخبرتكِ أنني آسف، وقد أخبرتك أنه عندما أصبح هكذا ابتعدي عن طريقي |
| Buna ihtiyacım yok, söyledim sana. Önemli olan müvekkilin istediği. | Open Subtitles | أنا لست بحاجة لهذا، وقد أخبرتك أن هذا ما يريده العميل |
| Dostum, o doktor gibi bir şey olmak istemiyor. sana söyledim bunu. | Open Subtitles | هي لن تكون ذلك النوع من الأطباء وقد أخبرتك بذلك |
| Ve sana anlaşmamın bittiğini söylemiştim. ve... ve sonra onu aradığım zaman devam etmek için bir cevap alamadım... | Open Subtitles | وقد أخبرتك بالفعل أننا أنهينا الإتفاق, وعندها عندما حاولت الإتصال, لم أستطع أن انتظره |
| Eski günlerden kalmalar. sana söylemiştim. | Open Subtitles | إنّهم يعودون للأوقات الخالية، وقد أخبرتك. |
| Benimleyken böyle bir riskin yok. Söylemistim bunu sana. | Open Subtitles | لم يكن الأمر يمثل مخاطرة لي مطلقاً، وقد أخبرتك بهذا آنفاً |
| Benimleyken böyle bir riskin yok. söylemiştim bunu sana. | Open Subtitles | لم يكن الأمر يمثل مخاطرة لي مطلقاً، وقد أخبرتك بهذا آنفاً |
| Çalışmaya erken başladım. Hem sana söylemiştim. | Open Subtitles | كنت أعمل باكرا، وقد أخبرتك بذلك يا عزيزي |
| sana artık öyle biri olmadığımı söyledim. | Open Subtitles | وقد أخبرتك أني لم أعد ذلك الشخص بعد الآن |
| sana o aşağılık arkadaşından gözünü ayırmamanı söylemiştim. | Open Subtitles | وقد أخبرتك أن تنتبه من صديقك الأحمق |
| sana söylemiştim, hatırlıyorum. | Open Subtitles | أعلم، وقد أخبرتك بانني أتذكر ذلك |
| Ben tuvalet çalışanı değilim. Ve sana adımı da söylemiştim. | Open Subtitles | أنا لستُ بمضيفة مرحاض وقد أخبرتك بأسمي |
| sana bir yere gitme demiştim! | Open Subtitles | في الاتجاه المُعاكس وقد أخبرتك ألا تذهب |
| Ben de sana söyledim, korunmaya ihtiyacım yok. | Open Subtitles | وقد أخبرتك أنا لا احتاج للحماية |
| Baba sinemaya gideceğim. Söyledim sana. | Open Subtitles | أبي أنا ذاهب للتصوير وقد أخبرتك بذلك |
| Onu kullanman gerekecek bir günün geleceğini söylemiştim. | Open Subtitles | وقد أخبرتك أنه سيأتى يوم وستحتاج أن تستخدمه فيه |