| Ve ben de pencereden dışarı atlamak zorunda değilim. | Open Subtitles | وليس علي أن اقفز من النافذة هذا تغيير جيد |
| Gününün nasıl geçtiğini, ya da daha kötüsü arabanı duymak zorunda değilim. | Open Subtitles | وانا ليس علي ان اتصل اساسا وليس علي سماع ثرثرة حول كيف كان يومك |
| Artık çok kötü yaralandım. Vergimi yapmak zorunda değilim. Sen tanıksın. | Open Subtitles | ،أنا مصاب وليس علي عمل حساباتي- وأنت شاهد على هذا |
| Bu size kalmış Bayan Wanda Frau von Dunajew. bana değil. | Open Subtitles | هذا يعتمد فقط عليكِ يا فاندا ياسيدة فون دوناييف، وليس علي |
| Ben ateş etmeden sen de ateş etme. Ve... onlara nişan al, bana değil. | Open Subtitles | النارأنا سأبدأ حاولي التسديد عليهم وليس علي |
| Böyle küçük miktarları bildirmek zorunda değilim. | Open Subtitles | وليس علي أن أسجل هذه الكميات الصغيرة |
| Sana açıklamak zorunda değilim. | Open Subtitles | وليس علي بأن أشرحه لك |
| Gidin annenize ağlayın, bana değil. Pekala, iyi oyun. | Open Subtitles | تذمروا على إمهاتكم وليس علي حسناً, لعب جيد, لعب جيد |
| Ona acıyın, bana değil, çünkü biliyor musunuz? | Open Subtitles | إذاً أشفق عليه وليس علي لأنه أوتعلم ؟ |
| Gidin annenize dert yanın, bana değil. Evet, işte böyle. | Open Subtitles | تذمروا على إمهاتكم وليس علي |
| bana değil, başkalarına. | Open Subtitles | مغلقة على البقية وليس علي |
| Ve sadece bana değil, çocuklarına da. | Open Subtitles | وليس علي فقط بل على أولادك |