| eminim bana verebileceğin bilgiler vardır. Çok yardımcı olursun. | Open Subtitles | ومؤكد أن لديك أفكاراً تمنحها لي وستساعدني كثيراً |
| eminim bana verebileceğin bilgiler vardır. Çok yardımcı olursun. | Open Subtitles | ومؤكد أن لديك أفكاراً تمنحها لي وستساعدني كثيراً |
| Öldüğünü biliyor olacak ve eminim neden kimsenin suçlanmadığını merak edecektir. | Open Subtitles | سيظل يعلم بأنها قتلت ومؤكد أنه سيشعر بالفضول.. لعدم إدانة أحد على جريمة قتلها |
| eminim çok hoştur, bilirsin, popüler bir dizide yıldız olmak. | Open Subtitles | ومؤكد بأنّ هذا رائع جداً، أنت تعرف أن تكون نجم مسلسل تلفزيوني ناجح |
| Orada yapılacak çok fazla şey olmadığına eminim bu da tıbbın dikkatimizi daha az dağıtacağı anlamına gelir. | Open Subtitles | ومؤكد أنه لا يوجد الكثير هناك ولكن, هذا يعني أنه لا يوجد ما يشتتنا عن الطب |
| Ve eminim onu çok yararlı bulacaksınız. Buyurun. | Open Subtitles | ومؤكد أنكم سترونها مفيدة جداً تفضل |
| eminim bunu ayarlamak senin için zor olmaz. | Open Subtitles | ومؤكد أنك لن تجد صعوبة بترتيب هذا |
| eminim bunu ayarlamak senin için zor olmaz. | Open Subtitles | ومؤكد أنك لن تجد صعوبة بترتيب هذا |
| Yollara düşüp gezmek istersek, ki isteyeceğimize eminim sepet biçimli dev bina. | Open Subtitles | وإذا أحسسنا وكأننا في رحلة على الطريق ومؤكد سنفعل، - مبنى عظيم على هيئة سلة - إممم |
| Ve eminim alacağız! | Open Subtitles | ومؤكد أننا سنحصل عليه |
| eminim bir şeyler bulacaktır. | Open Subtitles | ومؤكد أنه سيجد شيئأَ |
| Evet, eminim ki neden olduğunu da duymuşundur | Open Subtitles | أجل , ومؤكد أنك علمت السبب |
| - Gerçekten eminim. | Open Subtitles | -هذا صحيح ، ومؤكد أيضاً |