| Çok kibirli ve küçümseyen bir tavrı vardı ama işin aslı haklıydı. | Open Subtitles | وهو كان متعالياً جداً ومتغطرس , لكن أتعلم ؟ لقد كان محقاً |
| Onu tanımayanlar kibirli, uçarı olduğunu sanır. | Open Subtitles | أولئك الذين لا يعرفونه.. يقولون انه طائش ومتغطرس ويكره أن يكون في المرتبة الثانية |
| O çok sığ ve kibirli. Hiç hayal ettiğim gibi değil. Bu konuda çıldırıyorum. | Open Subtitles | هو سطحي ومتغطرس ليس كما تخيلته إنني أصاب بالذعر من هذا |
| Dinle, hani önceden söylediğim şu "küstah budala" lafı vardı ya... | Open Subtitles | اسمع، بشأن تعليقي مؤخراً "مغفل ومتغطرس"... |
| Bunlar küstah ve kibirli insanların yapacağı şeylerdir. | Open Subtitles | تلك أفعال رجل متعجرف ومتغطرس. |
| Evet, domuzun tekiydin, kavgacı, aşırı derecede kibirli... | Open Subtitles | نعم, لقد كنت عنيداً ومولع بالقتال, ومتغطرس للغاية |
| 30'lu yaşlarında,.. ...gösterişçi, kaba, kibirli. | Open Subtitles | هو مغرور ومتغطرس ومتعجرف ، ويعمل بهم |
| Bir kez daha kibirli. | Open Subtitles | أوه، ومتغطرس ثانيةً |
| Hem kualğı yok, hem küstah. | Open Subtitles | اصم ومتغطرس |