| Evet. Ayrıca gümüş bombaları ve çivi silahında da gümüş çivi var. | Open Subtitles | أجل، وقنابل يدوية من الفضة ومسامير فضية معبئة داخل سلاح المسامير هذا. |
| Çocuklar geldiğinde tahta, çivi, halat, tekerlek gibi birçok malzemeyle karşılaşıyorlar, ve elbette birçok da aletle. | TED | عندما يصل الأطفال تجابههم العديد من الأشياء خشب ومسامير وحبال وإطارات والكثير الكثير من الأدوات، أدوات حقيقية |
| Uyluk kemiğini sabitleştirip kalçana oturtmak için çivi ve vidalar yerleştirdik. | Open Subtitles | وضعنا قضيباً ومسامير في الفخذ الآخر لإصلاحه وخففنا الضغط عن الورك الآخر |
| Daha büyük tahta ve çiviler yapacaklar. | Open Subtitles | سيصنعون ألواحاً أكبر ومسامير أكبر. |
| Dışarıda cam kırıkları gibi bir şeylerle paslı çiviler var. | Open Subtitles | هناك زجاج مكسور ومسامير صدئه. |
| Çekiç ve çivin var mı? | Open Subtitles | ألديك مطرقة ومسامير ؟ |
| İkilik tahta, dörtlük tahta. Elbette çivi. | Open Subtitles | وأحضر بعض اللوازم، اثنين من بعض الأدوات، أو أربعة من أدوات أخرى، ومسامير بالتأكيد. |
| Ama bir videoda görmüştüm, ateş yakmak için sadece bir limon, çelik çivi, bakır mandal, sade tel, kaplanmış tel, çelik yün ve çıra gerekiyormuş. | Open Subtitles | لكن، رأيت هذا الفيدية ذات مرة و كل ما نحتاجه هو الليمون ومسامير و حقائب نحاسية وبعض الأسلاك النحاسية |
| Fişek, çivi ve yumuşak tahta bloklar. | Open Subtitles | خراطيش ومسامير وكتل خشبية لينة |
| Zımba ve endüstriyel çivi üreticisi. | Open Subtitles | يصنع الدبابيس ومسامير المشابك الصناعية |
| Yanında çekiç ve çivi taşımıyor herhalde. | Open Subtitles | انه لا يملك مطرقة ومسامير, اليس كذلك ؟ |
| Çekiç ve çivi bulmamız olası. | Open Subtitles | من الممكن ايجاد مطرقة ومسامير. |
| - Öyleyse biz de çekiç ve çivi buluruz. | Open Subtitles | نبحث عن مطرقة ومسامير. |
| Baltalar, testereler, çiviler... | Open Subtitles | فؤوس ومناشير ومسامير معدنية، |
| Tuğlalar, çiviler ve tahtadan yapılmış bir ev. | Open Subtitles | -طابوق ومسامير وخشب |