| ve viyana şnitzeliyle domuz bacağı elmalı turtaları da varmış... | Open Subtitles | ووينير شكينتزل ومفاصل الخنزير ومخلل ملفوف و التفاح سترودل. |
| Omurga ve ana eklemlerde arterit. | Open Subtitles | إلتهاب المفاصل في العمود الفقري ومفاصل رئيسية. |
| Kalbi gayet sağlıklıymış. Yoğun bir kemik kitlesi ve güçlü bir eklemi varmış. | Open Subtitles | كان قلبه بحالة ممتازة، ويملك كتلة عظام كثيفة ومفاصل قوية |
| Sıra dışı fırdöndüler ve eğimli kanca yerlerinin ustası. | Open Subtitles | إنه رجل العتلات الاستثنائية ومفاصل التعليق النادرة. |
| Fuhuş ve striptiz kulüplerine meraklısın yani. | Open Subtitles | أنت إلى الدعارةِ ومفاصل شريطِ. |
| çamurluklar ve ile ... kavrulmak ortak. Yani ... | Open Subtitles | نعم برفارف ومفاصل جانبيه |
| Bar iskemleleri ve barbekü mekanlarına mı düştük? | Open Subtitles | كرسي ومفاصل شواء؟ |