| Deneyciye üzgün bir ifadeyle bakıyor, ve kelimeleri okumaya devam ediyor. | Open Subtitles | يبدو حزيناً في أثناء خوضه للتجربة ويستمر في تلاوة الكلمات المزدوجة |
| ve evren genişleme açısından şimdikinin yarısı oluncaya kadar bu oluşum sürüyor. | TED | ويستمر في التشكل حتى يصبح الكون حوالي نصف حجمه الآن من حيث توسعه. |
| Ağabeyinin şövalyeliğine ve Shiring kontluğuna destek çıkarım. Hayır! | Open Subtitles | سأدعم أخاكِ بالمال حتى يصبح فارساً ويستمر في طلب لقب الحاكم |
| Hiçbir şey kalmayıncaya kadar beslenir ve alır. | Open Subtitles | إنه سيتغذى ويستمر في الأخذ حتى لا يتبقى شيء |
| Direksiyondayken ve bana bağırıyorken arabada öylece oturuyorum tüm kalbimle ondan nefret ediyor ve tiksiniyorum! | Open Subtitles | كنت أجلس في السيارة عندما كان يقود ويستمر في الصراخ تجاهي أنا أكرهه وأبغضه من أعماق قلبي |
| - Gizlice, kullan-at telefon aldı daireme gizlice girdi ve sürekli polis olduğunu unutup duruyor. | Open Subtitles | لقد اشترى هاتف غير قابل للتعقب سرا اقتحم شقتي ويستمر في نسيان انه شرطي |
| Eğer bazılarımız cezayı karşılayabilir ve kütüphane haklarımıza devam edebiliyorken, tek bir hata yaptığı için hoş karşılanmayanların olması adil bir hizmet mi? | TED | فهل هذه خدمة متساوية وعادلة إذ يمكن لبعضٍ منا دفع غراماتنا ويستمر في مواصلة العمل كما نفعلُ دائمًا، ويرتكب البعض الآخر خطأً واحدًا ولم يعودوا موضع ترحيب مجددًا؟ |
| dünyanın değişik yerlerinde tatile çıkıyorum dağlara tırmanıyorum, safariye çıkıyorum ve bütün bunlar devam ediyor çünkü; | Open Subtitles | أتمكن من التفسح في العطل في جميع الأماكن المشهورة في العالم لقد تسلقت جبالا لقد استكشفت، وذهبت في السافاري ـ وكل هذا حصل ويستمر في الحصول |
| Kumar oynamaya devam ediyor ve salak gibi kaybediyor. | Open Subtitles | ويستمر في المقامرة والخسارة مثل المغفل. |
| Şahıs ona hırladı ve kurbanı hırpalamaya devam etti. | Open Subtitles | الموضوعالرئيسيمهدور.. ويستمر في ضرب الضحية ... |
| "Ustalarının isteğini yapmak ve ölene kadar takip etmek için dışarı çıksınlar." | Open Subtitles | "ليساند مشيئة سيده "ويستمر في عمله حتى الممات " |
| "A"nın elleri boynunda resmen ve bunu ona sürekli hatırlatıyor. | Open Subtitles | فـ (اي) قد وضعـ/ت يديه/يديها حول عنقها ويستمر في تذكيرها بذلك |
| - Evet! - tüm yolu koşacak, ve dokundu... | Open Subtitles | نعم - ويستمر في طريقه، هدف - |