| Ve eğer çok geç kalırsa, zaman-uzay sürekliğindeki aralık sonsuza dek açılmamak kaydıyla kapanır. | Open Subtitles | وإذا تأخرت الصدع في جدار الزمن يستمر بالتناقص ويغلق للأبد |
| İnsanların üzerine bıyık çizebilen ve ara sıra annemi arayıp kapatacak bir telefon istiyorum. | Open Subtitles | أحتاج لهاتف يُمكنه أن يرسم شنبٌ ع عـلى النّـاس، وأحيـانًا يتّصل بأمّي ويغلق الخطّ. |
| Bütün girişlere vücut taraması yerleştirip, havalandırma kanallarını kapatacak. | Open Subtitles | إنه يضيف مواسح ضوئية للجسم بالكامل إلى جميع المداخل ويغلق جميع المنافذ الخارجية. |
| Bu sikik şeye bak. Kocaman bir ağıza benziyor. Açılıyor, kapanıyor. | Open Subtitles | انظري إلى هذا الشيء اللعين إنه كالفم الكبير , إنه يفتح ويغلق |
| Klozet kapağı kapanıyor ve kendini temizliyor. | TED | ويغلق غطاء المرحاض ، إنه ذاتي التنظيف |
| Saldırı altında olduğunu algılayınca kapıları kapatıyor. | Open Subtitles | ومجسات حرارية ويغلق تماما اذا استشعر بوجود هجوم وشيك |
| Sınırı kapatacak. | Open Subtitles | ويغلق الحدود |
| 15 dakika sonra kapanıyor. | Open Subtitles | ويغلق في 15 دقيقة. |
| Orada büyük bir kapı var. Açılıyor, kapanıyor, açılıyor, kapanıyor. | Open Subtitles | وكانهناكبابكبير, يفتح ويغلق... |
| Saldırı altında olduğunu algılayınca kapıları kapatıyor. | Open Subtitles | ومجسات حرارية ويغلق تماما اذا استشعر بوجود هجوم وشيك |