| Belki fikrini değiştirmiştir; bunun devam etmeyeceğini düşündü ve durdurmak istedi. | Open Subtitles | ربما تغير شعورها ، و أرادت إيقاف كل شئ من الحدوث |
| Ayrıca gelemediği için özür dilediğini söylememi istedi. | Open Subtitles | و أرادت أيضاً منّي الإعتذار لعدم كونها هنا. |
| Kendini tedavi etti, ve kızını geri istedi. | Open Subtitles | لكن المفاجأة, لقد عالجت نفسها و أرادت إستعادة إبنتها |
| İsa'ya hayranlık duyarmış ona aşıkmış ve ona bunu göstermek istemiş. | Open Subtitles | هي كانت معجبة بالمسيح كانت تحبــه و أرادت أن تظهر هذا له |
| Onunla zaten ayrılmıştık , ama birden ortaya çıktı ve ailemle tanışmak istedi. | Open Subtitles | كنا منفصلين عن بعض, و لكنها ظهرت و أرادت أن تقابل عائلتى |
| ...o da biraz denemiş ve bunun hakkında konuşmak istedi. | Open Subtitles | - لقد جربتها مرة و أرادت أن تتحدث بشأن هذا |
| Benim kizim senin kizinin arkadasi ve buraya ugrayip nasil olduguna bir bakip merhaba dememi istedi. | Open Subtitles | ابنتي.. صديقة لأبنتكَ، و أرادت انّ أمرّ عليكَ. و أطمئنّ على حالكَ، و ألقي عليكَ السلام و مّا إلى ذلك. |
| Benim kızım senin kızının arkadaşı ve buraya uğrayıp nasıl olduğuna bir bakıp merhaba dememi istedi. | Open Subtitles | ابنتي.. صديقة لأبنتكَ، و أرادت انّ أمرّ عليكَ. و أطمئنّ على حالكَ، و ألقي عليكَ السلام و مّا إلى ذلك. |
| Benim tavsiyemi ve yarın için hazırlanmasında ona yardım etmemi istedi. | Open Subtitles | و أرادت نصيحتي و أن أساعدها لتستعد لليلة الغد |
| Numara gizliymiş, benden de nereden geldiğini öğrenmemi istedi. | Open Subtitles | كان الرقم محجوباً و أرادت معرفة مصدر الرسائل |
| Güneye gidip ailesini ziyaret etmek ve buraya gelmek istedi. | Open Subtitles | و أرادت الذهاب الى الجنوب لـ رؤية عائلتها والقدوم الى هنا |
| KGB, derin su sondajı teknolojisini çalmak istedi ama baban reddetti. | Open Subtitles | و أرادت الإستخبارات السوفيتية أن تسرق تقنية حفر المياه العميقة و لكن أبيك رفض ذلك |
| Kim bir öğretmendi sonra bana olan ilgisini kaybetti ve sadece Sandy ile takılmak istedi. | Open Subtitles | كانت كيم معلمة وبعدها فقدت الإهتمام بي و أرادت قضاء الوقت مع ساندي فقط |
| Çok huzursuzdu, beni görmek istedi. | Open Subtitles | و كانت مستاءة و أرادت التحدث معي |
| Evil aşık oldu. Ama kadın onun bu işi bırakmasını istedi. | Open Subtitles | "إيفيل" أحب إمرأه و أرادت منه أن يبتعد عن العمل |
| Yolun sag tarafinda bir isci kampinda yasiyor ve farkli bir gidisati olsun istiyordu. | TED | فهي تعيش في مخيم صغير للعمال على جانب الطريق، و أرادت أشياء كثيرة مختلفة. |
| Ten renginden hoşlanmıyor ve çocuklarının renkli olmasını istiyordu. | Open Subtitles | كانت تكره بشرتها المخلطة و أرادت أن يكتسبوا أولادها اللون الأسود |
| Ten renginden hoşlanmıyor ve çocuklarının renkli olmasını istiyordu. | Open Subtitles | كانت تكره بشرتها المخلطة و أرادت أن يكتسبوا أولادها اللون الأسود |
| Kadın da teşekkür etmek istemiş. | Open Subtitles | بينما كانت تزور خالتها في فيرون - يا إلهي - و أرادت شكري و ياولد .. |
| Bayan Havisham beni oyun oynarken görmek istemiş. | Open Subtitles | آنسة (هافيشم) احبت الأمر و أرادت ان تراني ألعب |