| Yemek ve su için orada durmamız gerekecek. | Open Subtitles | عندما نصل هناك سيكون علينا أن نتوقف من أجل المياة و الطعام |
| Yemek ve su için orada durmamız gerekecek. | Open Subtitles | عندما نصل هناك سيكون علينا أن نتوقف من أجل المياة و الطعام |
| Şu anda kurak mevsim ve binlerce fil yiyecek ve su bulmak umuduyla çaresiz bir yolculuğa başlamış. | Open Subtitles | إنه موسم الجفاف الآلاف من الأفيال الإفريقية قد بدأت الرحلة الصعبة للحصول على الماء و الطعام |
| Kabilelerimiz sayıca azalmasıyla, silah, yiyecek ve çocukları değiş tokuş yaptılar. | Open Subtitles | بسبب قلة عدد قبيلتنا أجبرهم ذلك التبادل بين الأسلحة , و الطعام و الأطفال. |
| Kamu arazileri çitle çevrildiğinden beri, yoksulların yakacak ve yiyecek arayacakları bir yer kalmadı. | Open Subtitles | منذ إغلاق الأراضي العامة لا يوجد مكان للفقراء ليأمنوا الوقود و الطعام |
| İçkiler ve yemekler mutfakta ve dışarıda, açık büfe gibi birşeyler yaptık kendiniz alın. | Open Subtitles | ،إن المشروبات و الطعام في المطبخ ،و في الخارج سنقدم ...بوفيه مفتوحة وما شابه، لذا |
| Elbiseleri ayakkabıları ve yemeği al. | Open Subtitles | خذي الملابس خذي الحذاء و الطعام |
| İçkili ve yemekli büyük bir düğün yapıyorsun ve üniversiteden bütün umutsuz bekar kız arkadaşların geliyor. | Open Subtitles | أن تقمين حفلة ضخمة مجانية بها الكثير من الشراب و الطعام و كل صديقاتك الوحيدات اليائسات من الكلية؟ |
| Televizyon, Yemek ve ayak sorunlarının anlamsız sularıyla duş aldır. | Open Subtitles | أغرقيني في المياة التافهة للتلفاز و الطعام و الأقدام |
| Yemek ve çiş durağı. Aç şunu. | Open Subtitles | وقت الراحة للتبول و الطعام افتح الباب |
| Beleş Yemek ve yatacak yer için bunlara katlanmalıyız. | Open Subtitles | سنحصل على المأوى و الطعام مجاناً. |
| Hoover, Yemek ve şarkılar için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً, للمِكنسة و الطعام و الأغاني |
| Yemek ve odun için Envigado'ya gidin. | Open Subtitles | اذهب إلى انفيكادو لجلب الحطب و الطعام |
| - Battaniye,yiyecek ... ve evraklarınızı alın. | Open Subtitles | جهزي بعض البطانيات و الطعام و أوراقك الثبوتيه |
| Hava temizleyicileri açarlarsa yiyecek ve su getireceğimizi söyledim ama bana saldırdılar. | Open Subtitles | قلتُ لهم إننا سنجلب الغذاء و الطعام إن أعادوا... إعادة تشغيل مرشحات الاوكسجين و لكنّهم هاجموني |
| yiyecek ve parayı bize sundukları için sipariş ederiz, karşılığındaysa | Open Subtitles | نملك النظام و الطعام و المال لأنهم وهبوه لنا ...وفي المقابل, نحن |
| MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti. | TED | مورغان أونيل: مجموعتي في الكنيسة و المكونة من 50 شخصا بحاجة الى السكن و الطعام لمدة اسبوع حتى ننتهي من إصلاح الممتلكات. |
| Eğer evde kalsaydın, kalacak yer ve yiyecek masrafın olmayacaktı... | Open Subtitles | الإقامة و الطعام لن تكون مصاريف إضافية |
| Sana para ve yiyecek gönderdi. | Open Subtitles | و هي مازالت ترسل لنا النقود و الطعام |
| ve yemekler berbattır. | Open Subtitles | و الطعام مريع |
| "Birliklerin cephanesi ve yemeği kalmadı." | Open Subtitles | القوات تفتقر للذخيره و الطعام |
| İçkili ve yemekli büyük bir düğün yapıyorsun ve üniversiteden bütün umutsuz bekar kız arkadaşların geliyor. | Open Subtitles | أن تقمين حفلة ضخمة مجانية بها الكثير من الشراب و الطعام و كل صديقاتك الوحيدات اليائسات من الكلية؟ |