| İçeri girip köpeğimi diğer köpeklerin yanına bıraktım dışarı çıktım ve havlamalar kesildi. | Open Subtitles | دخلت و وضعت كلبي ثم تركته و خرجت توقف نباح الكلاب و صوتهم |
| Oradan tırmanarak çıktım ki hayalini kurduğum seçeneklere sahip olabilesin. | Open Subtitles | لقد تسلقت و خرجت منه ليكون لديك انت حق الاختيار |
| Ben de elbiselerimi giyip bütün bu şamatanın ne olduğunu anlamak için dışarı çıktım. | Open Subtitles | لذلك ، تراجعت عن انفجارى و خرجت لإلقاء نظرة ترقب لأعرف ما كل هذه الضجة |
| Yanında bir silah vardı. Ben de silahı alıp oradan ayrıldım. | Open Subtitles | و كان ذلك المسدس بجانبه أمسكته و خرجت من هناك |
| Bana bir ihtiyaç olmadığını görünce de oradan ayrıldım. | Open Subtitles | لذا فقد رأيت أنه لا داعى لقلقى و خرجت |
| Ben zaten buraya en azından 50 kere girip çıktım. | Open Subtitles | لقد دخلت و خرجت من هذا المكان حوالى 50 مرة بالفعل |
| Torununun cüzdanını masanın üzerine bıraktım kamerayı tekrar aldım ve evden çıktım. | Open Subtitles | وضعت محفظة حفيدها على الطاولة... 0 حملت الكاميرا و خرجت من هناك |
| Onunla geçen yıl çıktım. Olaylar biraz kontrolden çıkmıştı. | Open Subtitles | لقد واعدته العام الماضي و خرجت الأمور عن السيطرة قليلاً |
| Geçen yıl birçok kez hastaneye girip çıktım. | Open Subtitles | لقد دخلت و خرجت من المستشفى كثيراً العام الماضي |
| Cezamı tamamlayıp çıktım. Tekrar girdiğimde o gitmişti. | Open Subtitles | أنهيت مدتي و خرجت المرة الثانية التي جئت إلى هنا , كانت قد رحلت |
| Eve geldim, duştan çıktım ve spor programı seyretmek üzereyken kuzenim aradı. | Open Subtitles | و صلت للمنزل و خرجت من الإستحمام و كنت على وشك مشاهدة سبورت سنتر واتصلت إبنة عمي و قالت: |
| Sonra, terliklerimi giydim, elime bir fener aldım ve dışarı çıktım. | Open Subtitles | لهذا إرتديت خفي , و أحضرت المصباح اليدوي و خرجت إلى الخارج |
| Son birkaç ayda birkaç defa yattım çıktım. | Open Subtitles | دخلت و خرجت خلال الاشهر الماضية |
| - Kodeste olduğunu duymuştum. - Erken çıktım. | Open Subtitles | . لقد سمعت أنك كنت بالسجن - . و خرجت بالصباح - |
| Akıllılık ettim ve sudan çıktım. | Open Subtitles | لقد قمت بالصواب و خرجت من الماء. |
| Daha önce insanlarla çıktım ama ama asla Albert Nobbs gibilerle değil. | Open Subtitles | لقد سبق و خرجت مع أشخاص لكن لم يكونوا مثل (ألبرت نوبس) |
| Tanklarında caz müziği çalıyordu. Bu yüzden oradan ayrıldım. | Open Subtitles | لذا ، غادرت و خرجت من المكان |
| - Sonra oradan ayrıldım. | Open Subtitles | و خرجت من هناك |