| Ve Her sene, o bana düşünceli Ve özel bir şey alır. | Open Subtitles | و في كل سنة ، هي تعطني شيئاً جميل و شخصي أيضاً |
| Ve Her davada cinayetten sonra ayakkabılardan bir tanesi kayıplara karışmış. | Open Subtitles | ,و في كل قضية واحد من هذه الاحذية اختفى بعد الجريمة |
| Ve Her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. | TED | و في كل مرة، كنت أشعر بنظرات السجناء التي كان يقشعر منها بدني نظرات هؤلاء السجناء المحكوم عليهم كانت تتبعني. |
| Ve ne zaman yeni bir gereksinim olsa, aynı yaklaşımı benimsiyoruz. | TED | و في كل مرة يظهر متطلب جديد، نستخدم نفس الأساليب. |
| Bu durum belirli aralıklarda tekrarlandı Ve Her seferinde, cıvık mantar yavaşladı Ve tepki olarak büyümesini kontrol altında tuttu. | TED | قاموا بتكرار هذه العملية على فترات، و في كل مرة، كان عفن الوحل .. يبطئ من نموه كَرَدةِ فعل. |
| Her sabah babası inşaat işinde çalışabileceği umuduyla uyanıyor Ve iyi bir ayda 50 dolar kazanabiliyordu. | TED | و في كل صباح، يستيقظ أبوها على أمل أن يحظى بعمل في مجال البناء، و في أحسن الأحوال، يكسب 50 دولاراً في الشهر. |
| Ve göreve çıkma sırası size geldiği Her seferinde ejderha öldürme puanı alıyordunuz. | TED | و في كل مرة يكون دوركم للإنطلاق في مهمة, تحصلون على أجرٍ مدفوع بنقاط قتل التنين. |
| Her yeni gün farklı Ve kısa süreli bir cinsel deneyimi beraberinde getiriyordu. | Open Subtitles | و في كل يوم كنت موعدا بتجربة جنسية جديدة و عابرة كلما كانت قصيرة ، كان أفضل |
| Ve baktığım herşey onları hatırlatıyor... | Open Subtitles | و في كل مكان أنا انظر إلى ذكريات جميلة و الآن كل ما أرى |
| Her çıktığında Paula'ya bakıyordu Ve o hayır derse tekrarlamak zorunda kalıyordu. | Open Subtitles | كل مشهد و في كل مرة تستشير بولا و إن قالت بولا لا، فإنها تضطر لإعادة عمله |
| Başlangıçta Her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı. | TED | و في كل مرة اقوم بالعرض في البداية تصطف النسوة بعد العرض لانهن يردن ان يخبرنني عن حكاياتهم |
| Mevsim boyunca Her gün görüştüler. | Open Subtitles | و في كل هذه الفصول قاموا برؤية بعضهم كل يوم |
| Her an, Her yerde kararlılıkla mücadele etmek. | Open Subtitles | على القتال في أي لحظة و في أي مكان , بل و في كل مكان |
| Geceleri kalkar. Her gün cebinden farklı şeyler olur. | Open Subtitles | إنه يستيقظ ليلا و في كل يوم تجد شيء مختلفا في جيوبه. |