| ve aynı zamanda çocuk felcini yok etme programı birçok farklı alanda yardım etmek için çalışıyordu. | TED | و في نفس الوقت ، فإن برنامج القضاء على شلل الأطفال قام بالعمل للمساعدة في أنحاء أخرى. |
| ve aynı zamanda yüzeydeki, oksijen bakımından zengin su aşağıya gidemez ve okyanus bir çöle döner. | TED | و في نفس الوقت وماء سطح البحر الغني بالاوكسجين لن ينتجه والمحيط يتحول إلى صحراء |
| ve aynı zamanda, göğsünde kocaman bir baskı, şey gibi... büyük bir havan gibi-- belki bir porsuk ya da rakun-- öylece oturmuş... ve nefes alamıyorsun. | Open Subtitles | و في نفس الوقت هناك ضغط كبير على صدرك كأنه حيوان كبير, الأبوسوم ربما حيوان الراكون, جالس عليه ولا يمكنك ألتقاط نفسك |
| ve aynı yıl Calcutta'ya tramvay geldi. | Open Subtitles | و في نفس السنة وصلت حافلة الترام إلى كالكوتا |
| Dünyayı bir Akadlıdan kurtarmak, ve aynı zamanda, işe yaramaz efsanelerinizi hafızalardan silmek yetenek ister. | Open Subtitles | أن ننجح و في قوت واحد أن نخلص العالم منك أيها الأكيدي و في نفس الوقت لنمحو صورة إخفاقاتك الأسطوريه |
| İfade etmek ihtiyacı ile keşfetmek ihtiyacı arasındaki o gerginlik aynıdır sonra içine yeni bir şey katarsın, ve aynı zamanda emeğinin sınırları senin elindedir. | TED | ذاك التوتر بين الحاجة للتعبير, و الحاجة للإكتشاف, و بعدها تضع شيئاً جديداً فيه و في نفس الوقت لديك العديد من العمالة الماهرة. |
| Ve bu gerginlik, bu keşif, bu yeni şeylere karşı olan heves ve aynı zamanda sanata karşı duyulan sorumluluk duygusu -- işte bu arabalarda da diğer her şeyde olduğu kadar güçlü. | TED | و هذا التوتر, هذا الإكتشاف, هذا الدفع لشيء جديد -- و في نفس الوقت, هذا الإحساس بالالتزام تجاه ما يتعلق بالبراعة في الحرفة -- و هذا موجود بقوة في السيارات كما في أي شيء آخر. |
| ve aynı yıl,10 yıl önce... ...kuzeye Phoenix Adalarına yöneldim. | TED | و في نفس ذاك العام، منذ عشرة أعوام، إتجهت شمالاً نحو جزر العنقاء (فينكس). |
| O makaleyi okuduğumda Justin o çocukla aynı yaştaydı ve aynı kabusları görmeye başladım şeytan çıkarıcıydım ve oğlumun kafasına plastik poşet sarıyordum. | Open Subtitles | أتذكر هذه المقالة و في نفس الوقت كان (جاستين ) بعمر هذا الصبي لذا بدأت تراودني الكوابيس حيث أمارس أنا الطقوس و أضع الكيس البلاستيكيعلىرأسابني(تيد ) |
| ve aynı oranlarda. | Open Subtitles | و... في نفس التركيزات. |