| "Zenciler" sürekli bir şeylerin peşindeler. Sen de öyle. | Open Subtitles | الزُنوج دائماً يُخَطِطونَ لشيءٍ ما، و كذلكَ أنت |
| Ayrıca doku örneği de buldum, eşleşme sonuçları da geliyor. | Open Subtitles | و كذلكَ وجدتُ بعض الخلايا الظهارية و تتواصل المفاجئات |
| Önceden olanlar için üzgünüm. Gerçekten. Ailen için de. | Open Subtitles | أنا آسفة بشأن ما سبق, فعلاً و كذلكَ بشأن عائلتكَ |
| Ve çiçeklerimi sulayan ve bitkilerime canlılık veren adamdan da. | Open Subtitles | و كذلكَ على الرجلِ الذي يسقي نباتاتي، و يعتنِي بهَا، |
| Gerçek kilom da yazıyor onda ama sana söyleyecek değilim. | Open Subtitles | و كذلكَ هنالكَ وزني الحقيقي مكتوب ولكنّي لنْ أُخبركِ به |
| Gerçek kilom da yazıyor onda ama sana söyleyecek değilim. | Open Subtitles | و كذلكَ هنالكَ وزني الحقيقي مكتوب ولكنّي لنْ أُخبركِ به |
| Kasabanın ilaca ihtiyacı var. Askerlerin de. | Open Subtitles | المدينة لازالتْ بحاجة للأدوية و كذلكَ الجنود |
| Önceden olanlar için üzgünüm. Gerçekten. Ailen için de. | Open Subtitles | أنا آسفة بشأن ما سبق, فعلاً و كذلكَ بشأن عائلتكَ |
| Evinden çıkan patlayıcıların hepsini bize gösterdi. Lanet günlüğünü de gösterdi. | Open Subtitles | و جعلنا جميعاً نرى المتفجرات في بيتكَ و كذلكَ أرانا يومياتكَ اللعينة |
| O evli Ryan, sen de öyle. | Open Subtitles | إنها مُتزوجَة يا أورايلي و كذلكَ أَنت |
| Bunu telafi etmem lazım, ve senin de. | Open Subtitles | يَجِبُ أن أُكَفِّرَ عَن ذلك و كذلكَ أنت |
| Schillinger, ikimiz de gitmesini istiyoruz ve beraber çalışabiliriz diye umuyordum. | Open Subtitles | (شيلينجَر)، أُريدُ موتَه و كذلكَ أنت و أتمنى لو استطعنا التوصُّل لشيءٍ ما |
| Bisiklete binmek de. | Open Subtitles | و كذلكَ ركوب الدراجة |
| Alkol ve tütün de. | Open Subtitles | و كذلكَ الكحول و التَبغ |
| İkimizin de başı belaya girebilir. Biliyorum. | Open Subtitles | إنّ (مايا) على المحك و كذلكَ أنتِ - أعلم ذلك - |
| Üzerlerinde deneyler yaptığı birçok çocuk da burada büyüdü. | Open Subtitles | و كذلكَ الكثير من باقي الصغار الذي أجرى عليهم التجارب |
| Mantıklı da gelmiyor. | Open Subtitles | و كذلكَ لا يبدوا معقولا, مهما كان |
| Mantıklı da gelmiyor. | Open Subtitles | و كذلكَ لا يبدوا معقولا, مهما كان |
| Elton John da bir zamanlar evliydi. | Open Subtitles | حسناً، هذا.. كلأ، و كذلكَ كان (التون جون) |